kizilay_banner_120X600
kizilay_banner_120X600
İsa DOGAN

Yeni sistem sadece hükümet sistemini değiştirmeyecek. Aynı zamanda siyaset sosyolojisini de değiştirecek!


İsa DOGAN
7 Mart 2017 Salı 19:55
Erdoğan’ın yalnız olduğunu AK parti teşkilatlarının ve belediyelerinin referandum sürecindeki heyecansızlıklarından daha da iyi anladım.
Eğer Referandumdan EVET çıkarsa, bu AK parti’nin içine çöreklenmiş siyasi rant peşinde koşan goygoyculara rağmen olacaktır.
Yeni sistemde milletvekilinin icracı fonksiyonu olamayacağından dolayı siyasi rant peşinde olanlar için siyaset yapmanın cazibesi de eskisi gibi olmayacaktır.
Bu yüzden de partinin içine çöreklenmiş, belli beklentileri olan ve bunun için siyaset yapanların referandum için heyecansızlar.
Dikkat edin, parti teşkilatlarında hiç yerel seçimlerdeki gibi ya da genel seçimlerdeki gibi bir heyecan görüyor musunuz?
EVET çıktığında, sıra siyasi rant için siyaset yapan millet için değil dava için değil kendi cepleri için siyaset yapanlara gelecek,  yeni sistemin doğal sonucu olarak tasfiye olacaklar.
Elbette Erdoğan da kurt bir siyasetçi olarak teşkilatlardaki ve Belediyelerdeki durumun farkında. Ancak hesaplaşma daha sonra yapılacak.
Yeni sisteme,  siyaseti de temizleyeceği, daha etik hale getireceği için de EVET diyorum.
Artık parti teşkilatları eskisi gibi olamayacak!
Artık yerel seçimler genel seçim havasından çıkacağı için parti teşkilatları da belli ilişkilerden dolayı öne çıkan, liyakatsiz adaylar, liderin nemasından faydalanıp seçim kazanan Belediye Başkanları da kolay kolay olamayacak.
Yeni sistem sadece hükümet sistemini değiştirmeyecek. Aynı zamanda siyaset sosyolojisini de değiştirecek.
**********
Hayır diyormuş!
Neden?
Tacize ve tecavüze uğramamak için!!
Hiç güleceğim yoktu. Bir de bizim ezbere EVET dediğimizi, cahil, biatçı olduğumuzu söyleyip dururlar!
Yahu peki buna ne demeli?
Ne alakası var tacizin, tecavüzün referandumla?
Diktatörlükmüş?
Yahu, bu günkü sistemde de diktatör olunabilir. Buna bir engel var mı?
Yok, yetkiler tek elde toplanır mıymış?
Kiminle yetkiler paylaşılacakmış, bari onu da söyleyin!
Güçlü yürütme için elbette yürütmenin yetkileri tek elde olmalı.
Ya manyak, deli biri seçilirse?
Hangi sistemde seçilmeme ihtimali yok?
Millete güvenmemenin getirdiği endişelerdir bunlar. Bu millet devletin bekası için canı pahasına tankların altına yatacak kadar ferasetli iken, manyak ve deli birini seçebileceğini ima edeceksiniz!
Sizin derdiniz, rejim, devlet, millet falan değil!
Sizin derdiniz, milletin sizi bu zihniyetinizle asla iktidar yüzü göstermeyeceğini bilmenizdendir. Bu sistemle orta ve uzun vadede – olur da bir daha 7 Haziran gibi bir seçim sonucu çıkar da koalisyon ihtimali doğarsa- diye hayal ederek iktidarın kenarından köşesinden tutma ihtimaliniz kalmayacaktır. Derdiniz ve çarpıtmalarınız bu yüzden.
********
EVET!
“Sizin hayır bildiklerinizde şer, şer bildiklerinizde hayır vardır.. ALLAH bilir siz bilemezsiniz.”
EVET: Bir daha halkın istemediği hiç kimse, hiçbir güç iktidar olamayacak
HAYIR: Tarihi bir fırsatın tepilmesi demek!
Özellikle de milliyetçi, muhafazakâr kesimin, önüne konulan bu tarihi fırsatın tarihi değerinin farkına varması gerekiyor. 27 Mayıslar, 12 Eylüller, 28 Şubatlar, 27 Nisanlar, 15 Temmuzlar ve daha sayamadığımız nice tarihi hadiseler bir daha yaşanmasın diyorsan, çıkın adam gibi tarihi vazifenizi yapın!
CHP zihniyeti “Erdoğan’a 5-10-15 yıl istemeyerek de olsa sabretmişken, hadi bir 5-10 yıl daha dişimizi sıkalım” derken, sistem değişikliği ile beraber bu zihniyet ve kafa ile sittin sene iktidar olamayacaklarını biliyorlar. Yani artık o hakir gördükleri halka kendilerini beğendirmekten başka çareleri kalmayacak.
Bir on yıla daha Erdoğan’a razılarken, şimdi süresiz olarak devre dışı kaldılar.
Hadi gidin şimdi Kanadoğlu’nu ve Erdoğan Teziç’i alınlarından öpün de görelim!
Sanki bu noktaya gelmek için yüce rabbimiz ilmik ilmik kaderin ağlarını örmüş gibi.
367 krizi ile milletin yolunu tıkadığını zannedenler, bugün acaba ne düşünüyorlardır merak ediyorum.
7 Haziran seçimlerinin dahi bu noktaya gelinmesinde etkisi vardır.2015 yılı 7 Haziran seçimleri sonrası teröristlerin hain planları ortaya çıkmış, hendek savaşları ile Türkiye bir girdabın içine çekilmeye çalışılmıştı. Bu dönemde MHP  Erdoğan yakınlaşması başlamıştır.
15 Temmuz ile de 367 krizi ile başlayan süreç tamamlanmış, 16 Nisan ile millete mührünü vurmak düşmüştür.
Şer görünenlerle ilmik ilmik dokunan bu halının son ilmiğini atmak 16 Nisan’da millete düşmektedir.
Tarihte bu tür süreçler çok çok nadiren meydana gelir. Kaderin üstünde bir kader ile gelinen bu noktayı iyi idrak etmek lazım.
28 Şubatta ağlayıp, bugün Hayır derseniz, ben de size NANKÖR’sünüz derim. Samimi değilmişsiniz derim.

YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık