kizilay_banner_120X600
kizilay_banner_120X600
Kaya KILIÇ

Yavaş, yavaş tükeniyoruz


Kaya KILIÇ
18 Mayıs 2013 Cumartesi 14:15
“Sebepsiz kavga olmaz, olsa da insanda olmaz.” Yine bir atasözüyle başladım maalesef. Haber seyretmek, dinlemek, okumak istemiyorum. Nasıl bir hali-yeti ruhi-yemiz var pek anlam veremiyorum. Biz böyle bir toplum değildik, bu kadar vurdumduymaz, bu kadar duyarsız, bu kadar bana neci. Yok, yok bizim genlerimizle oynamışlar veya bize bir haller olmuş. Hani derler ya “aynaya baktım kendimi tanıyamadım” diye, inanın ben de kendi kendime, biz bu değiliz demeye başladım ve ne zaman uyanacağız diye de beklemiyor değilim hani. Binlerce yıllık tarihe sahip bir milletin evladı olamaz bunlar, binlerce yıllık medeniyete sahip bir toplumdan habersizde değillerdir sanırım. Peki, nedir bu durum ve nereye gidiyoruz biz Allah aşkına. Kimseye akıl vermeye kalmıyorum ama aklımızı başımıza almazsak, bu gidişimiz hayra alamet değil bilelim. Saygı, sevgi, değer verme duygularımızı kaybettik. İyi insan deyimi, güvenilir insan dediklerimiz aranır oldu artık. Memleketin her köşesinden bir felaket haberi fırlıyor, her gün daha dehşetlisiyle karşılaşıyor ve işin garibi bu olaylar sıradanmış gibi gelmeye başladı. Kaybettiklerimizi biri bize hatırlatsa veya şu üzerimizdeki ölü toprağını birileri bir kaldırsa diye bekliyoruz.
Bunca umutsuzluk, bunca karamsarlığa rağmen, “insan düştüğü yerden kalkar” atasözüne dayanarak; yakın zamanda ayağa kalkacağımıza inanıyor, övündüğümüz o nesle tekrar kavuşacağımıza inanıyorum. Biz bu kadar vurdumduymaz olamayız. Bizim atalarımızın bir lakabı da “Hızır”dır nedeni ise, darda kalan, zulme uğrayan, yardıma muhtaçların yardımına koştuklarından. O halden bu duruma nasıl geldiysek; tekrar o meziyetlere kavuşmamız pek zor olmasa gerek. Birisi ha diyecek, birisi ışık olarak yol gösterecek, birisi bu gidişin önü uçurum anlatacak velhasıl, uyanacağız ve silkelenip kendimize geleceğiz. Ya kendimize geleceğiz veya kendimizden geçeceğiz. Biz olmaktan çıkmayız İnşallah, diğer zilleti kaldıramaz bu yürekler, şu anda pas tutmuş olarak görünse de; azıcık çalışılınca o pası atmaya kadir olduğunu çokça duymuşuz ve okumuşuzdur. Çanakkale, Sakarya ve yakın tarihte Kıbrıs. Hepsinin kahramanları ya babalarımız veya dedelerimiz, onların çocuklarına bu kadar haylazlık fazla, başka söze gerek yok sanırım.
Bizi birbirimize düşüren batı adetlerinden uzak durmalıyız. Tarafgirlik, taraftarlık, ırk, mezhep, cemaat bizim sadece içerisinde bulunduğumuz o günkü halimiz. Asıl halimiz ise kardeşliğimiz, akrabalığımız ve vatanımızın birliği, dirliğidir. Yüce dinimiz “bir insanı haksız yere öldürmek bütün insanlığı öldürmek gibidir” hükmüyle bizleri bağlamıştır. Peki, bu kin neye, bu nefret ve bu canilik neye, kimin ekmeğine yağ sürüyoruz, kimleri üzerimize güldürüyoruz hiç düşündük mü? Düşünmek bile istemiyorum, duymak hiç istemiyorum, birilerinin bizim gözyaşlarımıza kahkaha atmalarını. İnsan şerefine, onuruna, gururuna ve maneviyatına zarar verilmesine hiç tahammülüm yok. Sizlerin de benim gibi düşündüğünüzü tahmin ediyorum ve hep birlikte bu gidişimizi düzeltelim istiyorum. Bu duygularla, mübarek üç aylarınızı tebrik ediyor; kalın huzur ve sağlıcakla.

YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık