kizilay_banner_120X600
kizilay_banner_120X600
Ömer Faruk GERÇEK

Tanzanya ve Zenzibar izlenimleri -5


Ömer Faruk GERÇEK
17 Nisan 2013 Çarşamba 17:46
Zenzibar İHH Faruk Aktaş Okulunda
İHH’nın Yetim Dayanışma günleri kapsamında Tanzanya Zenzibar’daki programımızın 2. günündeyiz. Rehberimiz Faruk Hammad Hamis kardeşimiz eşliğinde İHH’nın bölgedeki projelerini gezmeye ve yetimlerle hemhal olmaya devam ediyoruz.
İHH’nın bölgede yaptırdığı kalıcı eserlerden olan ve yetimlerin de eğitim gördüğü okul binalarını görmek üzere yola çıkıyoruz. İlk durağımız Faruk Aktaş Okulunun anaokulu ve ilkokul bölümü.
Hikayesini bildiğim için okul ziyaretine giderken mahzun olduğum, tüylerim diken diken olduğu bir isim Faruk Aktaş… Rahmetli şehit arkadaşımız Faruk Aktaş ile maalesef tanışma fırsatım olmadı. Kendisini o üzücü haberde gördüm.
2010 yılının Mayıs ayında, henüz 6 aylık bir İHH görevlisi iken, Amerikan işgali altındaki Afganistan’da yeni bir yetimhane açmak için, yine İHH gönüllüsü arkadaşı Bahattin Yıldız ile Afganistan’ın Kunduz bölgesinde arazi bakmak için bölgeye gitmiş, Kabil’e dönüş için bindikleri Pamir Havayollarına ait uçaklarının düşmesi sonucu şehit olmuştu Faruk Aktaş.
Ve şehitlerimizin cenazeleri Türkiye’ye getirilerek 28 Temmuz 2010 Çarşamba günü Fatih Camiinde ikindi namazının ardından kılınan cenaze namazları sonrasında Edirnekapı şehitliğine defnedilmişti.
Arkadaşlarının ifadesine göre Faruk Aktaş 1974 Iğdır doğumluydu. İlk, orta ve liseyi Iğdır’da okudu. Çok küçük yaşlarda babasını kaybetti. Yani kendisi de yetim büyüdü. 2002 yılında Pakistan İslam Üniversitesi İslam Hukuku Fakültesinden mezun oldu. Dokuz yaşında Muhammed Ferzan isimli bir çocuğu var. Ailesi İstanbul’da. Şehadetinden 6 ay önce İHH’da çalışmaya başlamıştı. İngilizce, Arapça ve Urduca dillerini biliyordu. İnceliği, fedakârlığı ve alçakgönüllülüğü ile tanınan Faruk Aktaş, örnek bir dost timsaliydi.
Rehberimiz Faruk kardeş bizi yeşillikler içerisinde güzel bir mahalleye getirdi. Burada Faruk Aktaş Okulu ve yine İHH gönüllüleri tarafından yaptırılmış gayet kibar bir mimariye sahip bir cami karşıladı bizi.
Bir de neredeyse Zenzibar’daki tüm projelerin yanında bulunan Almanya’dan wefa yardım kuruluşunun su tesisleri. Almanya’daki kardeşlerimizin kurduğu Wefa kuruluşu burada her bölgede su kuyusu açıp, üzerine de bir depolama tesisi yaparak, bölge halkına ve yetimlerimize ve ailelerine içilmek üzere temiz su temin ediyor. Tabelalarında ise şu veciz cümle var. “Sadakanın en faziletlisi su içirmektir”
Ekibimizle okulun ve caminin önündeki meydana geldiğimizde tekbir sesleri yükseliyor ve İHH’nın gönüllüleri tarafından gönderilen adak ve akika kurbanları kesiliyor. Tekbirlere katılıyor ve kurban kesimine iştirak ediyoruz. Gönderenlerden, aracı olanlardan Allah razı olsun.
Kurbanlarımız kesiliyor ve sonrasında da öncelikli olarak orada hazır bulunan yetim ailelerine veriyoruz. Uzakta olanlara ise araçlarla evlerine giderek teslim ediyoruz.
Okuldan cıvıltılı sesler geliyor. Bizim geldiğimizi fark eden öğrenciler, gür sedalarıyla bizi karşılıyorlar. Kendi dillerinde, İngilizce ve Arapça olmak üzere birkaç dilde şiirler ilahiler okuyorlar.
İşte o an kavruluyorum
Faruk Aktaş okulunda 120 öğrenci var, bunların 66’sı yetim. Sınıflarını tek tek ziyaret ediyoruz. Öğretmenleri eşliğinde bizlere mini gösteriler sunuyorlar. Aralarına oturup onlara eşlik ediyoruz. Görülmeye değer bir manzara aslında. Yapılan her işin, gösterilen her emeğin karşılığı işte tam burada.
Dünyanın öteki ucundan duyarlı Müslüman kardeşlerinin uzattığı yardım eliyle hayata tutunan yetim yavrularımız gerçekten güzel ve dolu dolu bir müfredatla eğitimlerine devam ediyorlar.
Daha önce de bahsettiğim gibi gönlüm burkuluyor. Ağlamaklı oluyorum. Ama İHH merkezinden aldığımız tembihe göre ağlamak yasak buralarda. Kendimi dışarı atıyorum hemen. Sonrasında başka bir sınıfa giriyorum. İlkokul 1. sınıf burası.
Çocuklar ışıltılı gözlerle ve hayretle bana bakıyorlar ve gülümsüyorlar.
İşte o an kavruluyorum. Bir anda rahmetli şehidimiz Faruk Aktaş’ın yüzü yüzlerinde, gözü gözlerinde beliriyor bana. Faruk Aktaş’ın gülüşünü ve yüzünün ışıltısını çocukların yüzünde ve gözlerinde görüyorum.
Gözlerim yaşarıyor. Ama bu gözyaşları üzüntüden değil. Faruk Aktaş’a, adaşıma imreniyorum. Onlarca ışıltılı gözle ve nur yüzle bana bakıyor, kara derili yüzlerin tebessümünde beliren inci gibi dişlerle bana gülümsüyor.
Faruk’un adeta bulunduğu yerdeki huzurunu ve mutluluğunu o gözlerde ve gülümsemelerde görüyorum.
Buradan birkaç yüz metre ilerde inşa edilmiş olan ek binaya geçiyoruz. Burada daha büyük çocuklarımız eğitim görüyor. Bize ışıltılı gözlerle mutlu ama biraz da buruk bakıyorlar. Ne de olsa yetimler. Biraz büyümüşler ve farkındalar. Buruk bir tarafları var her şeye rağmen.
Civarda epeyce yeni inşa edilen ev görüyoruz. Okul yetkililerinin verdiği bilgiye göre bu Okul yapılmadan önce burada yerleşim çok azmış. Okul inşa edildikten sonra bölgede ciddi yapılaşma başlamış. Gelenlerin genel amacı çocuklarına bu okulda eğitim aldırabilmek imiş. Buna da seviniyoruz ekip olarak.
Buradan inşası devam eden başka bir binaya geçiyoruz. Burası büyüyen yetimlerimize lise düzeyinde eğitim vermek için inşa ediliyor. Yapılan ek binada 11 sınıf var. Yanı başında Samsun’lu kardeşlerimizin yaptırdığı ve bölgede en çok ihtiyacı hissedilen bir sağlık merkezi var. Burası bu şekilde bir külliye gibi olmuş. Klinik, misafirhane ve okul bir arada.
Klinik bölümü yaklaşık 200 m2 ve inşası tamamlanmış. İçindeki teknik ekipmanın yerleştirilmesi bekleniyor. Bu sağlık merkezinde yetimlere ücretsiz bakılacak. Civarda oturan halka düşük ücretle hizmet verecek. Tekrar, Allah, yardım edenlerden ve aracı olanlardan razı olsun diyoruz.

YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık