kizilay_banner_120X600
kizilay_banner_120X600
Ömer Faruk GERÇEK

Tanzanya ve Zenzibar izlenimleri -1


Ömer Faruk GERÇEK
14 Nisan 2013 Pazar 12:06
İHH İnsani Yardım Vakfı’nın Yetim Dayanışma Günleri kapsamında, vakfın bakımını üstlendiği yetimleri sevindirmek ve bölgede gerçekleştirilen çeşitli projeleri yerinde görmek için Afrika’da bulunan Tanzanya’ya bir ziyarette bulunduk. Bu sayfalardan İHH’nın bu ülkedeki çalışmalarını, ülkenin durumunu ve izlenimlerimi bizlerle bir yazı dizisi halinde paylaşacağım.
İHH, 40 ülkede 29 bin yetime bakıyor
İHH Tam 40 ülkede 29 bin yetime bakıyor. Bu çalışmalar, Yusuf Kaplan ağabeyin deyimiyle “Samimiyetin ve fedakârlığın, dünyadaki bütün masumların, Müslümanların sorunlarıyla hemdert olmanın, hemhâl olmanın bereketi, Allah'ın lutfu, ihsanı ve rahmeti.”
Aslında İHH, Dünyada 135 ülkede insani yardım çalışması yürütüyor. Ziyaret ettiğimiz Tanzanya ise düzenli olarak toplam 380 yetimin elinden tutuyor. Ayrıca ülkedeki bir o kadar yetime de belli aralıklarla kısmi destek sağlıyor.
Yolculuk başlarken
26 Mart 2013 tarihinde saat 17.30’da Atatürk Hava limanında kafilemizden Av. Hüsnü Tuna ve Yusuf Kaplan ağabeyler, Hüsnü Ağabeyin kızı ve İHH personeli Amine Ertürk Hanım, İHH Sultanbeyli gönüllülerinden Mine Altuntaş Hanım ve Ankara’dan işadamı kardeşimiz M. Mustafa Özyön ile buluşuyoruz.
Havaalanında Hüsnü ağabeyin bize bir sürprizi var. Dış hatlardan değil de VİP salonundan alana giriyoruz. Bu bizim için büyük rahatlık. Tabi nezaketi ve kafilemize gösterdiği bu duyarlılığından dolayı sayın İstanbul valimiz Hüseyin Avni Mutlu’ya da teşekkür ediyoruz.
İşlemlerimizi takip eden görevliler tarafından uçağa davet ediliyoruz. Alanda bulunan THY’nin Boeing 737 900 ER modeli “Denizli” adlı uçağına yerleşiyoruz. Uçağımız yaklaşık 150 yolcusuyla ve tam zamanında 19.10’da Tanzanya’nın Darüsselam şehrine gitmek üzere havalanıyor.
Farklı zamanlarda check-in yaptırmamıza rağmen tevafuk olarak uçakta bir araya toplanıyoruz. Dolayısıyla yolculuğumuz süresince Yusuf Ağabey ve Mustafa kardeşimle memleket meseleleri ve Afrika’nın durumu üzerine bolca muhabbet etme imkanı elde ediyorum.
Yaklaşık 7 saatlik bir yolculuktan sonra yerel saatle 03.15’te Tanzanya’nın Darüsselam Şehrindeki Julius Nyerere havaalanına iniyoruz. Tanzanya vizeyi ülke girişinde veriyor Havaalanında parmak izi verip, kişi başı 50 Amerikan doları ödeyerek vizelerimizi alıyoruz. Bu işlemler için yaklaşık yarım saat bekliyoruz.
Havaalanı çıkışında bizi Tanzanya ve Zenzibar’daki İHH'nın kardeş kuruluşu Müzdelife Yardım Derneği'nin başkanı ve İHH'nın bölge temsilcisi Faruk Hammad Hamis kardeşimiz karşılıyor.
Havaalanından araçlara geçerken yağmur başlıyor. Tanzanya’ya bereketle geldik deyip Faruk ile şakalaşıyoruz. Faruk bey kafilemizi istirahat edeceğimiz otelimize götürüyor.
Ülkede elektrik sıkıntısı var. Darüsselam şehrinde de gece bir çok bölgede elektrik kesintisi oluyor. Her yerde gürül gürül jeneratörler çalışıyor. Otelin kapısını tıklatıyoruz. Bir görevli gelip önce jeneratörü çalıştırıyor. Müthiş bir jeneratör gürültüsüyle odalarımıza çıkıyoruz.
Uyumak ne mümkün
Benim bir yolculuk kusurum var. Hareket eden araçlarda uyuyamıyorum. Daha önce de umre ziyareti için karayoluyla gittiğim Suudi Arabistan yollarında da 5 gün hiç uyuyamamış ve sonrasında yarı baygın halde Mekke’deki otele kendimi zor atmıştım. Bu sefer de uçakta uyuyamadım tabi. Sabah namazının yakın olmasının tedirginliği ve oteldeki ve çevresindeki jeneratör gürültüsü sebebiyle yine uyuyamıyorum. Biraz uzandıktan sonra bir çağırış ve dua benzeri bir sesle karşılaşıyorum. Biraz sonra da ezan okunmaya başlıyor. Burada ezan öncesi dua benzeri bir çağrı yapıyorlar.
Burada Müslüman halkın çoğunluğu şafi mezhebine tabi. Sabah namazında uzun bir namaz dan sonra bir araya toplanıp uzunca bir dua ediyorlar ve bizdeki bayram namazı musafahalaşması tarzında musafahalaşıp işlerine güçlerine dağılıyorlar.

YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık