kizilay_banner_120X600
kizilay_banner_120X600
Ömer Faruk GERÇEK

Sultanbeyli’nin Temel Sorunu Aslında Sivil Toplum Oluşumlarının Eksikliğidir


Ömer Faruk GERÇEK
25 Şubat 2011 Cuma 20:41

- Sultanbeyli Kent Konseyi / Sultanbeyli İşadamları Derneği Örnekleri


Bana göre, Sultanbeyli’nin temel problemlerinin sebepleri arasında, ilçede sağlıklı bir muhalefetin oluşamamış olması ve Sultanbeyli’nin sivil toplum unsurlarının oldukça düşük seviyede ve yüzeysel kalmasıdır.
Sultanbeyli’li her seçim döneminde bir tarafa var gücüyle destek olurken muhalefeti amansız ve takatsiz bırakır düzeyde oy vermiş,
(Bu arada da muhalefet halkı özendirecek çalışma ve liste gösterememiş)
Yüksek oylarla iş başına gelenler de, muhalefetin olmaması sebebiyle icraatlarında ve halkın taleplerinde kendi başına buyruk davranma ve toplumun görüşlerini umursamama eğilimi göstermiştir.

Sultanbeyli İşadamları Derneği


Yıllar önce Sultanbeyli İşadamlarının kurulduğunu duyunca oldukça umutlanmıştım.
Şöyle, Partiler üstü, menfaatler üstü, Sultanbeyli’nin temel ve tali sorunlarına ışık tutup önder olacak bir sivil tolum örgütü bekleyişim nihayete erecek diye düşünmüştüm,
Ama hayal kırıklığına uğradım.
Sultanbeyli’nin en güçlü Sivil Toplum Kuruluşu olma iddiasıyla kurulan Sultanbeyli İşadamları Derneği’nin birkaç acemice girişiminden sonra sesi sedası çıkmadı. Yaklaşık altı yıl önce büyük iddialarla kurulan Sultanbeyli İşadamları Derneği’ni özellikle seçim dönemlerinde yaptığı birkaç dışında hiçbir faaliyet göstermediğini gözlemledik.
2011 Genel Seçimlerinin yaklaşmış olmasına rağmen, derneğin sesinin çıkmaması da kapandığı söylentilerini güçlendiriyor.
Dernek, son kongresini zorlanarak yapmış ve ikinci toplantıda ve oldukça az katılımla gerçekleştirebilmişti. Bu toplantıda dernek başkanı Sami Kaba, 50 TL’lik aidatları toplayamadığından bahisle derneği feshetmek istemiş, fakat birkaç işadamının, “Ayıp olur bize gülerler” demesi üzerine bir müddet daha devam ettirilmesini istemişlerdi.
O gün bu gündür sesi soluğu çıkmayan Sultanbeyli İşadamları Derneğinin seçim sürecinde ne yapacağı merak konusu oldu.
Aslında insanların ilgi göstermemesi ve aidat ödememesi, paralarının ve zamanlarının yokluğundan değil, Derneğin zaman ve para sarfını gerektirecek kıymette bir şey yapamamasıdır.
Zira, harıl harıl çalışan, sorunlara çözümler öneren ve üreten bir kuruluş, her zaman itibar ve destek görür.

Sayın işadamlarına Derneğin işlerliği için birkaç tavsiyede bulunayım.
Derneğin işletilmesinde bir hata var zaten. Tüsiad, Müsiad, Gesiad vs. benzeri dernekler atanmış profesyonel yöneticilerle ve sekretaryasıyla çalışır.
Yönetim kurulu başkanı ve üyeleri ise sadece genel konularda kararlar alır ve protokol işlemlerini ifa ederler. Dosyaların hazırlanması ve organizasyonu derneğin çalışan yöneticileri yaparlar.
Önce derneğe şöyle güzel bir yer bulunur, yöneticileri atanır, temel sorunlar ve hedefler belirlenir. Gerektiğinde Üniversitelerden ve diğer STK’lardan destek alınır. Aylık düzenli raporlar yayınlanır ve basın açıklamaları yapılır.
Koca koca işadamlarımıza not:
Tabi bunlar için de Sultanbeyli’den kazanılan hatırı sayılır paraların, küçücük, zekat miktarında bir kısmı, bu dernek için (Sultanbeyli için) verilir.
Yani Bol kazançlardan Şehrin hakkı verilir.
Zaten, verilmezse şehir intikamını acı acı alır.
(Alıyor da: Çevremizdeki Sancaktepe’ye ve Kurtköy’e bakınız, sonra da ortasındaki içler acısı Sultanbeyli’ye bakınız. Anlarsınız.)

Sultanbeyli Kent Konseyi

Gazetemizin 31 Ekim 2007 tarihindeki 87. sayısının manşeti;
“Sultanbeyli’de Kent Konseyi Komedisi” idi.
Dönemin Belediye başkanı Alaattin Ersoy güdümündeki Kent Konseyi toplantısına beş kişi gelmiş, yeterli çoğunluk sağlanamayınca, belediye çalışanı üyelerin de takviyesi ile toplantıya birkaç kişinin daha katılımıyla ancak devam edilebilmişti.
Yani anlayacağınız tam bir komediydi.
Zaten ondan önceki ilk toplantıya da, benim gibi, Sultanbeyli için bir hayrı olur kabilinden ümit besleyenler de katılmıştı.
Fakat gündeme göre birkaç söz söyleyebilenler de, Milletvekili Mustafa Ataş ve Alaattin Ersoy tarafından fena halde haşlanmış ve toplantıyı terk etmek zorunda kalmışlardı.
Ben de, bir ümitle kent konseyine katkıda bulunmak istemiş, fakat dönemin başkan yardımcısı A.İ. Öztürk’ten, “senin sıfatın ne ki?, konseye giremezsin” lafıyla karşılaşmıştım. Neyse ki şimdi kendisinin yerinde yeller esiyor.
O gün bu gündür kent konseyleri arada bir evlere şenlik toplanıyor.
Bu toplantılara da özellikle basın mensupları (her toplantıdan sonra ısrarlı ikazlarıma rağmen) davet edilmiyor.
Bu konuda kasıt aramıyorum ama sebep daha kötü: “Tamamen Beceriksizlik”
Geçen gün de bir kent konseyi yapılmış, haberim olmadı tabi..
Konuya merakımdan dolayı, hemen katılan arkadaşlardan bilgi edindim.
Ne mi öğrendim?
Komedi devam ediyor!
Konseyin, bütçesi olmadığı için ilgisiz kalan ve bu işi belediyeden biri yapsın diyen başkanı, istifa etmiş.
Yerine belediye başkan danışmanı atanmış. (Seçilmiş demeyin gülerim.)
Yardımcılıklarına da belediye çalışanları ve kaymakamlık çalışanları.
Sivil olarak da bir muhtarımız ve bir işadamı arkadaş.
Prosedür bu, ne yapalım, diyenleri duyar gibiyim.
Bu arada diğer yakın ilçelerdeki kent konseylerini ve çalışmalarını da yakından takip ettiğimi belirteyim.
Yani anlayacağınız; 


Sultanbeyli’de Kent Konseyi komedisi devam ediyor! 


YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık