kizilay_banner_120X600
kizilay_banner_120X600
Ömer Faruk GERÇEK

Sultanbeyli’nin halleri


Ömer Faruk GERÇEK
17 Kasım 2012 Cumartesi 15:47
Evet, konumuz Sultanbeyli’den ve manşetteki konumuzla ilgili. Önceki yazımın girişinde de bahsetmiştim. Sultanbeyli’nin düzene girmesi gereken yığınla konusu var.
Bir tanesi de Mülkiyet sorunun çözülememiş olması ve imar izninin olmaması sebebiyle kaçak inşaat sorunu.
Kaçak inşaat derken aslında Sultanbeyli’nin herhalde %90’ından fazlası kanun karşısında bu tanıma giriyor.
Bunların içinde sadece Sultanbeyli köy iken muhtar izniyle yapılan ve sonrasında da sanırım Özal zamanında getirilen imar affıyla kısmen yasal hale gelen Sultanbeyli’nin köy zamanının binaları var.
Recep Karakoç da bu gün köşesinde değindiği için son seçimlerde olan biteni sizleri tekrar meşgul etmemek için es geçiyorum.
Manşet haberimizde gördüğünüz gibi Sultanbeyli’de yeni bir acayiplik yaşanıyor.
Aslında bu çoktandır yaşanıyor.
Hatta, belki insanlık tarihi kadar eski.
Adamın, imkanın varsa kanunlar veya uygulamalar sana esnek,
Garibansan veya kurallara riayet etmek istersen, kanunlar sana katı.
Dünkü olaya gelirsek,
Nurettin Bey, Rahmetli Hasan Amcamızın, Sultanbeyli’lilerin tabiriyle “pır pır Hasan amca”nın mahdumu.
Avrupa yakasında başka bir ilçede mülkü olmasına rağmen, hatıralarından kopamadığı için Sultanbeyli’ye tekrar yerleşme kararı aldı.
Birkaç ay önce bu kararını öğrenince çok sevindim.
O, bir baba dostunun oğlu ve sohbetinden zevk aldığımız gerçekten güzel bir insan.
Sultanbeyli’ye geldi, çocuğunu okula kayıt yaptırdı, baba evini tadil edip Baba dostlarıyla ve gençliğini yaşadığı Sultanbeyli’de ikamet etmek istedi.
Bahçesini düzenleyip çocuklarına daha yaşanabilir bir çevre ve komşularına da daha güzel görünümlü bir cephe sunmak istedi.
Hani şu bir zamanlar düzenleme yapanlara Belediyemizin “plaket verdiği ve sokaklarda boy boy ilan ettiği” cephelerden.
 
Sonra bu sorunla karşılaştı.
Ve bizden de, bir çifte standart yaşadığını öğrendi. Üzüldü.
Nurettin ağabeyden, “Bu da geçer ya hu” deyip,  ……sizlerin uygulamalarını bütün Sultanbeyli’ye şamil etmemesini, ve bizlerle komşuluğa devam etmesini talep ediyorum.
Hayat ve mülk gelip geçici, dostluklar bakidir zira.
 
Çifte standartçılara gelince;
Seçimler aşamasında bunların ekibinde ellerini ovuşturan ve bu yapılan inşaatlardan çok para gelecek diyen arkadaşları vardı.
Ne diyeyim, inşaatlara bakarsak, el ovuşturanların epey bir paraları olmuştur herhalde.
Bunu da başka yazılara bırakalım.

YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık