kizilay_banner_120X600
kizilay_banner_120X600
Kaya KILIÇ

Sahip çıkma, sahiplenme


Kaya KILIÇ
29 Aralık 2011 Perşembe 15:54
Bir özlü sözle başlıyorum bu haftaki yazıma. “ Sahipsiz vatanın batması haktır, sen sahip çıkarsan bu vatan batmayacaktır”. Büyük şair, düşünür, fikir ve düşünce adamı merhum Mehmet Akif Ersoy öyle diyor. Bu günlerde onu daha çok anıyor ve hatırlıyoruz. Acılarla, ağrılarla, sürgün ve terk etmeyle gecen atmış üç yıl. Herkesin bir özelliğini anlattığı, onca yaptığı işlerle birlikte; verdiği söz yerine gelsin diye yapmış olduğu davranışı ve arkadaşına onun nezdinde de bizlere verdiği dersi konu ediyorum. Çokta basit gördüğümüz, dikkate almadığımız bu davranışın aslında insanın güvenilirliğini test eden davranışlardan birisi olduğunu unutuyoruz. Mehmet Akif’in başından geçenleri anlatan olayın şöyle geçtiği bizlere anlatılır.  "Arkadaşı Fatih Gökmen ile olan buluşma sözüne tüm hava muhalefetine rağmen uydu. Akif, arkadaşını evde bulamadığı için geri dönerek, sözünde durmadığından dolayı arkadaşı ile altı ay konuşmadı. Sözünde durmanın nadirattan sayıldığı şu günlerde hepimize bir insanlık dersi veriyor aslında. Yürekli olma, onun hissiyatı ile hislenme, O'nun gibi düşünme, Akif’i anlamak için çok önemlidir diye düşünüyorum.
Ne kadar sözümüzde duruyoruz. Hani yine bir atasözümüz var ya “sözünün eri olmak (sözüne sahip çıkmak, sözünde durmak)” kendimizi o kategoriye koyabiliyor muyuz? Ne zor bir soru değil mi? bu devirde böyle insanlara az rastlanır oldu dediğinizi de düşünüyorum. Olanlardan oluruz temennisinde bulunuyoruz ve dua ediyoruz. Mehmet Akif’e ne kadar sahip çıkıyoruz, ne kadar değer veriyoruz veya bizlerdeki etkisi ne? Kardeşim ölüm yıldönümlerinde devlet olarak anıyor ve yâd ediyoruz ya. Ya da ismini çocuklarımıza veriyor, mahalle, okul vs. yerlere de hep onun ismini veriyor ve onu sevdiğimizi beli ediyoruz, bu ona değer verdiğimizi belli etmez mi? Elbette belli eder ve onu sevdiğimizin bir kanıtıdır. Benim istediğim, daha doğrusu anlatmaya çalıştığım yazımın başındaki özelliği, ne kadar hayatımıza hakim. Konumuzun özü bu, sözünde ne kadar duruyor, verdiğimiz söze ne kadar sahip çıkıyoruz. Kalıcı tesir yapan ilaç gibi aslında Akif değil mi? “Söz ola kestire başı, söz ola durdura savaşı”. Söz odur ki dikenli tel gibi, çıkana kadar çok zorlar seni, çıkınca ise zorlar etrafındakileri”. Söze ne diyelim, söz üstatları söylemişler ve tarihe geçmiş, bizlere onlardan ibret almak düşer diye düşünüyorum. Sahip çıkan, sözünde duran ve sahiplenen olan duygu ve düşüncesiyle; kalın huzur ve sağlıcakla.
Okul ziyaretlerim
Gecen hafta sizlere Battal Gazi ilköğretime misafir olacağımı bildirmiştim. Çat kapı gittiğim Battalgazi ilköğretimde, Güler yüz ve samimi bir şekilde karşılandım. Okul müdürümüz Sayın Sabri Baltacı, hoş geldin karşılaması, bir çay ve sohbetimize başladık. Sevgili müdürüm dedim:
  Battalgazi İlköğretim Okulu 2006-2007 yılında Eğitim-Öğretime açılmış olup, Milli Eğitimin amaçlarına uygun olarak dünya ölçeğinde öğrencilerini bir üst öğrenime hazırlamak için bütün imkânlarını seferber etmektedir. Battal Gazi İlköğretim Okulu eğitim ve öğretimin sağlıklı yürümesi için mazeret aramaksızın gerekli bütün tedbirler almaktadır.
  Okulumuzun 2010-2014 yıllarına ait stratejik planı hazırlanmış ve plana uygun olarak okulun bütün çalışanları azami çaba sarf etmektedir. Ortaya çıkan yeni durumlara karşıda planda gerekli revize çalışmaları yapılmaktadır. Amaçlarımıza ulaşmamız için başta okul personeli olmak üzere bütün paydaşlarımıza teşekkür ediyorum.
  Okulumuz öğrencilerinin iletişim ve özgüvenlerinin gelişimi için dünya ülkeleri ile işbirliği yapmaktayız. Bu amaçla Gürcistan’dan 45 kişilik bir öğrenci ve öğretmen grubunu misafir ettik. Bu öğrenciler 10 gün boyunca bizim öğrencilerle birlikte kaldılar.23 Nisan’da stadyumda muhteşem bir gösteri sundular ve Sultanbeyli halkı tarafından çılgınca alkışlandılar. Öğrencilerimiz halen Gürcistanlı öğrencilerle haberleşmektedirler. Onları en güzel şekilde misafir eden, Türk halkının misafirperverliğini en güzel şekilde gösteren öğrenci ve velilerime sonsuz teşekkürler ediyorum.
  Yaşadığımız ilçe olan Sultanbeyli’ye karşıda sorumluluklarımız var. Bu anlamda da katkımızın olabileceği her yerde bulunacağımıza söz veriyorum. Sultanbeyli Belediyesi ile İlçe milli eğitim müdürlüğümüzün ortaklaşa düzenlemiş olduğu proje yarışmasına katıldım. Amacım rehberlik yapılamayan Sultanbeyli’deki çocuklara ve gençlere yardımcı olmak. Sokak güvenliğine yardımcı olmak amacımız. Sultanbeyli’deki sivil toplum örgütlerindeki enerjiyi iyi amaçlara doğru kanalize etmek. Burada daha fazla yer kaplamasın diye proje detaylarından bahsedemediğim için özür dilerim.
  İşimiz eğitim. Eğitimde bir süreç işi, bu süreçte de Battal Gazi İlköğretim Okulu’nun Türk Milli Eğitiminin, eğitim felsefesine uygun olarak bu canlı süreçte ortaya çıkacak yeni durumlara karşı intibak sağlamak ve öğrencilerinin yeni gelişmelere uyumu ve fırsatlardan faydalandırmak için var gücüyle çalışır.
   Son olarak mücadele edenler hep kazanmazlar ama kazananlar hep mücadele edenler olmuşlardır. Hiç bir başarı tesadüf değildir. Öğrencilerimiz mücadele güçlerini arttırmak için iyi bir ortam hazırlamaya çalışıyoruz. Bu çalışmalarımızda bize destek olan herkese teşekkür eder. Saygılar sunarım. Dedikten sonra, okul müdürümüz Sabri Baltacı beye teşekkür ettim. Sokakta yaşamaya mahkûm olan gençlerle alakalı bu projeniz dikkate alınır umarım dedim. Bu duygu ve düşüncelerle; haftaya Hasanpaşa ilköğretim okulunu ziyarete gitmeyi ve ziyarette bulunmayı düşünüyorum. Kalın huzur ve sağlıcakla.

YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık