kizilay_banner_120X600
kizilay_banner_120X600
Kaya KILIÇ

Sabretmek veya aptallık


Kaya KILIÇ
28 Şubat 2013 Perşembe 18:46
Sabır insanoğluna verilmiş en büyük nimet olarak düşünüyorum. Sabırsız insanların, ömürleri kısa olur diye bir makale okumuştum. İlk okuduğumda saçma gelmişti. Sakin kafayla ve düşünerek okuyunca hakikaten öyle olduğunu anladım. Bir yerinde şöyle diyordu. “Sabırsız insan, her işinde acele ettiğinden, işler yetişmeyince veya istediği gibi olmayınca, iç dünyasında karamsarlığa kapılır, stres yapar, hastalıkların başlangıcı ve sebebini hep üzerinde tutarak, hastalıkla hep bir arada yaşar” ben de katılıyorum/onaylıyorum. Uzunca yaşayan insanlar için hep söylenir ya’’ dünya yansa onun bir bağ otu yanmaz’’ diye. Aslında belki olaylara bizim gibi dar pencereden bakmadığından; biz onların geniş olduklarını sanırız. Belki de bizim aceleciliğimiz, tez canlılığımız birçok olayı karmaşık hale sokup; tabiri caizse Arap sacına ve içinden çıkılmaz hale sokuyor. Sakin olsak, aceleci davranmasak, olur olmaza kızmasak, olayları akışına bıraksak, hayatımız daha mutlu ve huzurlu olacak. Olacak, olacak diyoruz ama en çok biz olacakları bile olmaz hale sokuyoruz. Neden böyle oluyor, neden bizlerde akli selim davranamıyoruz. Neden bundan sonra hiddetlenmeyeceğim deyip; ilk olayda en asabi oluyoruz. Acaba sabırlı olmayı (affınıza sığınarak, kerizlik, salaklık mı sanıyoruz)dengesizlik, beceriksizlik mi görüyoruz. Bunları daha sıralayabiliriz. Hâlbuki sabırlı insanlar olaylara bizlerden daha geniş ve daha anlamlı bakıyor. Satranç oyuncusu gibi birkaç hamle sonrasını hesap ederek pek aceleci davranmıyor, olayın sonunda da sabrının sonucu olarak hep onlar mat etmiş oluyorlar.
Sabır Yüce Yaratanın insana verdiği en önemli özelliklerden birsi diye düşünüyorum. Sabır bazen hemen unutmayı gerektirdiği gibi; bazense hiç unutmaması gerektiğinin de bir tezahürü, bir gerekliliğidir diye düşünüyorum. Unutmak: size (sahsınıza) yapılan kötülükleri unutmak, bu tür davranışları yapanları affetmek suretiyle (ceza verilecekse) onları cezalandırmak veya beni incitebilir, kırabilir, aşağılayabilirsin ama unutma ki! İkimizde insanız ve hatanı anladığında, pişman olacak ve benden daha fazla acı çekecek sensin. Unutmamak: size ve sevdiklerinize yapılan iyilikleri asla unutmamak. Çok zor şeyler söylüyorsun dediğinizi duyar gibiyim ve bende kabul ediyorum, zor ama başarıda zor olanı başarmak değil mi?
Sabırlı olmak, her işimi acele etmeden sakince ve doğru okumak/anlamak istiyorum. Geçmişte yaptığım hatalara düşmek istemiyorum. Yaş ilerledikçe insan daha farklı düşünüyor ve olaylara faklı bakabiliyor. Taraftarı olduğun her şey en doğrusunu yapıyor hissiyle; bizim dışımızdakiler berbat ve en kötüleridir demek istemiyorum. Zamanla insanın kendisiyle baş, başa kaldığında; meğer onlar doğru olanı yapıyormuş, ben veya bizimkiler yanlış yapmış diyor/diyoruz ama yine de sadece kendi, kendimize iken itiraf ediyoruz. Sabırsızlığımız, aceleciliğimiz bazı gerçekleri görmemize engel oluyor. Zaman geçince ise; çok eyvah dediğimiz oluyor, şahısları veya toplulukların hakkına girdiğimizden de vicdan azabı çekiyoruz. Keşke yapmasaydım, keşke demeseydim, keşke, keşke devam edip gidiyor ve hayatımızın hatalar zinciri olarak tarif ediyoruz. Olmasaydı dediğimiz nice şeyler bile şu an gözünüzün önünden geçti sanırım. Bundan sonra olmaz diye kesin bir şey söylememekle birlikte; sizlerin de dualarında bana yer açmanızı ve bir daha yapmama, söylememeye azmedeceğimi söylüyorum. Bu düşüncelerle kalın huzur ve sağlıcakla.

YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık