kizilay_banner_120X600
kizilay_banner_120X600
Kaya KILIÇ

Konuşmak, kırmadan, incitmeden


Kaya KILIÇ
28 Temmuz 2013 Pazar 18:52
Çocuklarla sohbet ederken çok mutlu oluyorum. Onların soruları bizlere tuhaf geliyor, nereden aklına geldi diye soruyorsunuz kendi kendinize ama hiç kızmıyorsunuz, kızamıyorsunuz ve birde mutlu oluyorsunuz. Samimi bir biçimde sorulan soruya, sizde samimi bir cevap vermelisiniz. Bu çocuktur anlamaz demeyin sakın, bir müddet sonra işin aslını öğrendiğinde; onun gözünde bütün güveniniz kaybolmuş oluyor, verdiğiniz cevaplar onun için bir değer ifade etmiyor. O anki konumunuza göre size değer de biçmiş olabiliyor ve ya onun doğru bir örneği veya hiç dinlenilmesi gerekmeyen birisi oluyorsunuz. Kabul etmek lazım ki, çocuklar öğrenmek için, merak için çok sorular soruyorlar. Aciz kalacağınız, mahcup olacağınız soruları da sormaktan hiç geri kalmıyorlar. Çocuk işin gerçeğini veya ne anlama geldiğini merak ettiğinden; sonrasının ne olacağını ona sen anlatmalısın, anlatmalı ve düzgün bir biçimde de onu ikna etmelisin. İşin aslını mutlaka öğrenmeye çalışırsa, yanlış kişilerle karşılaşma veya yanlış yönlendirilmeyle, çok daha kötü bir durumla karşılaşabilir. Bazı durumları belki bizler anlatamayabilir veya izahında zorlanırsak, aman boş ver demeden, elinden tutup bu işin uzmanı bu, ustası bu veya en iyi bilen budur deyip yönlendirmeliyiz. Bu konular üzerine eğer tam eğilmezsek, çocuklar kendilerine değer verilmediği konusunda, kafasının arka planına yerleştiriyor ve beni hiç önemsemiyorlar gibi bir komplekse girebiliyorlar. Tüm çocuklar dinlenilmeli, ne anlamaya veya ne anlatmaya çalıştığı mutlaka öğrenilmeli ve nereden çıktı şimdi diye sormadan anlamalı/anlatılmalı.
Neden böyle bir yazı yazma gereği duydun diye soranlar olacak; hemen cevaben teravihlerdeki çocuklar ve camilere Kur’an öğrenmeye gelen çocukların bazılarının tepkileriyle oluşmuş bir yazı, bildirmiş olayım. Biz yaşlardaki insanlar: istiyoruz ki bizim gibi otursun, bizim gibi dinlesin, bizim gibi hareket etsin, olur mu? Olmaz tabi ki, öğrenme, anlama ve sorgulama yaşları onların. Kıpır, kıpır zamanları ve tabiri caizse en deli dolu zamanları, koşacaklar, zıplayacaklar, koşuşturacaklar, soru soracaklar ki anlayabilsinler. Çok kızıyoruz ve çocukların ailelerine atıp tutuyoruz. Terbiye vermiyorlar diyoruz ve bence en büyük yanlışı burada yapıyoruz. Adı üzerinde çocuk ve ‘’krala çıplak’’ dediğini unutuyoruz. Tahammül etmeliyiz, uygun bir şekilde anlatmalıyız ve kesinlikle kırmamalıyız ki, kin gitmesin, aklında kötü kalmasın. Bu kadar sözden sonra sizlere bir kitap tavsiye ederek yazıma son vermek istiyorum. “Prof. Dr. İbrahim Canan’ın Resulullah’a göre ailede ve okulda çocuk terbiyesi”. Anlayan, dinleyen, sabreden olmak dilek ve temennisiyle kalın huzur ve sağlıcakla.

YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık