kizilay_banner_120X600
kizilay_banner_120X600
Kaya KILIÇ

Kar kış ve her tarafta soğuk var


Kaya KILIÇ
3 Şubat 2012 Cuma 15:16
Memleketin her yerinde kar ve kış manzaraları. Ne garip manzaralar. Kimi hastaneye ulaşmak için donan kulakları, elleri ve bedenleri, kimileri ise yeni keşfettiği yerlerdeki zevki sefası. Hepinize/hepimize tuhaf, fakat bir o kadar da sıradanmış gibi geliyor. Kar yağsa da tatil olsa diye sevinen bizler, kar yağmasa, hava sıcak olsa diye dua eden kömürü odunu olmayanlar. Memleketimin her yerinden ilginç, ilginç manzaralar. Kimileri kartpostallık, kimileri ibretlik, kaloriferli evlerde oturup; kısa kollu şortla yazmışçasına dışarıyı seyrederken, birkaç resim çekmek, birkaç tane poz vermek için dışarıya çıkmak, o kadar zevk için bile kat kat giyinmek ve sonrada merhametten ahkâm kesmek, ne kadar doğru bir hal değil mi?. “Oğul soğuk ciğerine işlesin de, bak o zaman fakir fukarayı nasıl düşünürsün” derdi babaannem. Kaçımızın evinde birkaç gün soba yanmadı, kaçımızın evinde “baba/anne üşüyorum, acıktım” denildi. Pek azımız diye düşünüyorum. Hepimiz karın çok daha fazla yağmasını istiyoruz; elbette kar berekettir denilir, ona itiraz da edemeyiz fakat, bizler üzerimize düşeni yapabiliyor muyuz/yapabildik mi?. “Dağdaki aç kurtları bile düşünen bir nesilden, ‘’bana dokunmayan yılan bin yıl yaşasın” a ne tuhaf bir değişim, Allah’ım merhametini üzerimizden esirgeme, bizleri merhametten ayırma.Âmin, âmin, âmin.
Soğuk ciğerimize işledi artık, anlamaya çalışıyoruz. İnsan kendine bir zarar dokununca daha titiz ve dikkatli oluyor. Efendimiz, önderimiz, Peygamber efendimiz “hastaları ve mezarlıkları ziyarette bulun ibret alasınız” buyurmuş, ne güzel öğüt, ne güzel nasihat. Hasta yatağında bir büyüğümüzü ziyaret ettim, nasılsın, ağrıların nasıl dedikten sonra; iyiyim evlat Allah bu günlerimizi aratmasın dedi. Hastanelerdeyim kaç zamandır biliyorsun, insan sanıyor ki en büyük dert kendi derdi, evet ağrı sızı geldi mi öyle ama birde o daha ne olduğu bile belli olmayan, o inleyenleri gördüğün zaman insan haline şükrediyor ve meğer bende hiç bir şey yokmuş deyip haline şükrediyor. Canınızın kıymetini bilin, malınızın kıymetini bilin, sağlığınıza, sıhhatinize dikkat edin. Yol yakınken, gençken bunları öğrenin ki bizim yaşlarımızda bu saydıklarımızdan mahrum oluyorsunuz, o zamanda bunları şu zamanlar dikkatsizliğimden dolayı kaybettim diyorsunuz. Bende ne yapmalıyız da kıymet bilmeliyiz diye sordum. Canınızın kıymeti: ibadet ve iman, malınızın kıymeti: zekât, sağlığınızın kıymeti: hasta ve yaşlıları ziyaret ve dua almak, sıhhatiniz: aklınız başınızdayken bu saydıklarımızı aklımızdan çıkarmadan, erdemli ve insanı kâmil bir şekilde yaşamak. Ben yaşlanırsam yaparım dediğiniz birçok şeyi ya sağlığınız müsaade etmiyor, ya da siz yetişemiyorsunuz. Dua alıp, elini öptükten ve dışarıya çıkarken de; Allah bu soğuk ve karlı havayı hakkımızda ve hakkınızda hayırlı eyler İnşallah, insan olmanın gereği de bu durumlarda kendinden daha çok ihtiyaç sahiplerini düşünüp, onlardan birisiymiş gibi onlarla olmaktır. Teşekkür ederek ayrılırken bizlere dua edin, sizlerin dualarına ihtiyacımız var, bizleri uyarmayı ve ikaz etmeyi ihmal etmeyin ki bizler de ayağı kayanlardan olmayalım. Bu dilek ve temennilerle kalın huzur ve sağlıcakla.

YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık