kizilay_banner_120X600
kizilay_banner_120X600
Kaya KILIÇ

Hiç kimse duymayacak belki


Kaya KILIÇ
23 Kasım 2012 Cuma 15:49
Dünya hızla kıyametine ilerliyor, bizlerde kendi kıyametimizin geleceği günü bekliyoruz. Her yerde kan, her yerde gözyaşı ve her yerde kahkaha ve her yerde şımarıklık. Saatlerce TV seyrediyor; ağzımızın dolusunca zalimlere beddua ediyoruz. İnternet elimizin altında herkese sosyal medya aracılığıyla birilerini kınamalarını söylüyor, telkin ediyoruz. Çeşitli markaların boykotu, çeşitli devletleri kınıyoruz. Peki, ne oluyor, bir arpa boyu yol alıyor muyuz veya etkimiz nereye kadar. Kendimize bile etki edemiyoruz vesselam. Nereden çıkardın diye bir sorsak; herkes ben şunu yapıyorum diyor ama toplu halde tek vücut olarak davranamadığımızdan, bunlardan bir şey olmaz diye zalim gördüklerimiz tarafından gülünüp geçiyoruz. Her birimizi başka, başka alışkanlıklarla bağlamışlar kendilerine ve bizler bilmeyerek veya bilerek su taşıyoruz değirmenlerine. Kendimiz de yaptığımızdan kimseye sözümüz geçmiyor maalesef. Birimiz kola içiyoruz, birimiz sigarasını, birimiz arabasını, diğerimiz başka bir materyalini. Kullanmasak olmaz mı? Olur. Hem de bal gibi olur ama hani var ya “insan alışkanlıklarının çocuğudur” diye maalesef ki maalesef bizler bunun ileri safhası olan ve neredeyse reklamcısı gibi davranıp; adamlar kalite üretiyor vazgeçemiyoruz gibide kendimizi kandırıyoruz. Kimi kandırıyoruz bilmiyorum ama ben kendimizi kandırıyoruz diyorum. Kahrolsun İsrail demekle kahrolmayacağını bal gibide bildiğimiz halde sadece söylüyor; ne onu nede onun destekçilerinden geçiyoruz. Yapmadığımız işi başkalarına tavsiye etmeyelim derim, etkili olmak istiyorsak şayet; önce kendimiz samimiyet gösterip, hayatımız zorlaşsa da onun ve destekçilerinin yaptıklarından vazgeçmeliyiz. Hemen, şimdi ve yarına kalmadan hemen şimdi, bu paket bitsin demeden, dolaptakini de içelim demeden. Atalım yada dökelim veya hiç evimize, işimize sokmayalım.
Aklımızın son noktasındayız diyor Gazze’li Anne feryat ederken, Allah aşkına bizleri bu canavarlara yem etmeyin diye haykırıyor dünyaya. Biz duymalıyız tüm dünyadaki mazlumların sesini, bizim bir misyonumuz var, kabul etsek de etmesek de bizler şanlı OSMANLI’nın torunlarıyız. Biz yeryüzünün adil jandarmasıydık, bizler ezilen, horlanan bir millete sadece kasketimizi göndererek zulümden kurtarmışken; şimdi onlarla bir alakamız yok diyemeyiz, desek de kimse kabul etmez zaten. O günleri arıyor dünya, arıyoruz ve sesimizin çıktığı kadar, avazımızın çıktığınca bağırıyor/haykırıyoruz. Silkin ve ayağa kalk. Bizleri bir kendimize getir, bizlerin kim olduğunu hatırlat ve dünyanın aradığı adaleti tekrar tahsis et diyoruz. Atasözümüzde dediği gibi “yiğit düştüğü yerden kalkar” edasıyla kalk ve bizi olmamız gereken yere getir diyoruz.
Son olarak ve aciz kaldığımız bu günlerde sarıldığımız dua silahına sarılıp dua, dua Rabbe yalvarıyoruz. Acz içindeyiz, merhametine sığınıyoruz ve bizleri bağışla ilahi diyoruz. Elimizden ancak bu geliyor deyip, samimi bir bicimde gecemizi bölüp dua ediyoruz. Allah’ın dünyadaki tüm zalimleri kahret, dünyadaki tüm diktatörleri yola getir ve tüm mazlumlara yardım et. Bu tavsiye ve düşünceyle; hepinizi ve hepimizi samimi bir bicimde duaya/boykota davet ediyorum. Kalın sağlıcakla.

YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık