kizilay_banner_120X600
kizilay_banner_120X600
Kaya KILIÇ

Her istediğimiz olmasın zaten


Kaya KILIÇ
22 Şubat 2013 Cuma 17:58
Babasıyla çocuğu yolda yürüyorlardı. Çocuk sesli bir şekilde babasından bir dilekte/istekte bulunuyordu. Babası sıkıntılı bir halde, bu dediğini yapmayacağım, daha fazla ısrarcı olma, aksi halde şunu da yapmaktan vazgeçmek üzereyim, diyordu. Çocuk ısrarından vaz geçiyor gibi görünse de, baba, baba ama bak falancanın da var, ne olur bana da alsan diye ısrar edince; baba, yavrum her istediğimiz olmasın, ‘’sonra zor zamanlarda biri birimizi anlayamaz’’, mutsuz oluruz dedi. Çocuk aklıyla, baba dedi ve ekledi, bizim her şeyimiz var, onlardan fazla şunlarınız, şunlarınız da var ne olmuş bunu da alsak, seni fakir etmez ki. Evet, her şeyimiz onlardan fazla ama bak yavrum bir şeyimiz ondan eksik diye ne kadar ısrarcı oluyorsun ve ben onu sana almayacağım bunu bil, sana da bu olay ders olsun dedi. Acaba çocuklarımıza ders olsun diye yaptıklarımızdan kendimiz ders alabiliyor muyuz? Her konuda adil olabiliyor muyuz? Başkalarına sen böyle, böyle yap derken, bizler o dediklerimize uyabiliyor muyuz? Olamıyoruz, olmamızda bazı hallerde olamıyor, kendimize ne kadar kızdığımız haller oluyor değil mi? Kırmadan, kıvırmadan, olduğu gibi, kendi mecrasında gitmesine izin verebiliyor muyuz? Hayır dediğinizi duyar gibiyim, nerden biliyorsunuz diyeceksiniz, herkesi tenzih ediyorum ve kendimden biliyorum diyorum. Farkına varmadan kırıyoruz, peki anladığımız da özür diliyor muyuz, hayır, dileyemiyoruz, çünkü bir sürü bahanemiz var, kimse egomuzu yenemedik, o kim ki demekten kendimizi alıkoyamıyoruz. Hani bir atasözünde diyor ya “konuşurken mangalda kül bırakmaz diye” aynen bizleri anlatıyor öyle değil mi?
Bazen haklı bile olsak, isteklerimize(bütün imkânlara ve alma gücüne sahipken)bir kem vurabiliyor muyuz? Ben öyle birisini tanımıyorum. Böyle tanıdıklarınız varsa tanışmak ve nasıl böyle olunduğunun formülünü sorup öğrenmek isterim. Hani yine derlerdi ya ‘’zor zanaat evlat’’ evet zor işler bunlar. Mutluluğun ve mutsuzluğun formülü de burada saklı sanırım. Her şeyimiz var ama bir türlü mutlu olamıyorum diyorsak şayet; yukarıda sıraladığımız soruların cevabında gizli olmalı diye düşünüyorum. Mutluluğu bile tam olarak anlayamıyor, yorumlayamıyor veya düşünemiyoruz. Herkesin mutlu olacağı şey aynı değildir diye düşünüyorum. Bu durumu böyle düşünemeyen veya yorumlayamayan yöneticiler; altında olanlar veya yönettiklerine ^^daha ne yapayım da mutlu olsunlar, memnun olsunlar^^ diyebiliyor. Eğer yanındakiler (danıştıkları insanlar veya derdini paylaştığı kişiler) doğruyu söylemiyor/söyleyemiyorlarsa veya (affınıza sığınarak diyorum) yalakaları sen daha ne yapacaksın ki diyorlarsa; felaketin başladığı yer burası ve ilk düşüş maalesef böyle başlıyor, sonunda pişmanlık ise fayda vermiyor. Ben bilemedim, anlayamadım, o an öyle düşünemedim deyip te gerçeği anladığımda İNŞALLAH geç kalmadım deyip; bir gönül alsak, tabiri caizse, ortalık güllük, gülistanlık olacak. Ne mutlu o kimseye ki, kimseyi incitmeden, hak edene hakkını verebildi. Yine ne mutlu o kimseye ki; hakkın huzuruna kul hakkından beri çıkanlara.
Ne güzel şeyler bunlar dediğinizi duyuyorum ve şöyle dediğinizi farz edip; bendende duanızı esirgemeyin isterim. Sen bu dediklerine haizisin? Sen bu dediklerine uyabiliyor musun? İnşallah uyuyorumdur, İnşallah sizlere söylediklerimle bende amel ediyorumdur. Bu duygularla yaşayıp, adil, insani, kendisine güvenilen, ismi geçtiğinde dua edilen birisi olurum/olursunuz. Bu dilek ve temennilerle, kalın huzur ve sağlıcakla.

YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık