kizilay_banner_120X600
kizilay_banner_120X600
Kaya KILIÇ

Hayatımızın kolaylaştığını zannediyoruz


Kaya KILIÇ
8 Aralık 2012 Cumartesi 17:05
Çok hızlı bir çağda yaşıyoruz. Her şey o kadar hızlı gelişiyor ki olaylara ve olanlara yetişemiyoruz. Her şeyin bir tık ötemizde olduğunu bildiğimiz den; hep iyileri görüyor, kötülerden başımıza gelmedikçe haberdar olmuyor/olamıyoruz. Neler olup, nelerin bittiğinden ziyade; kimler ne yapmış ne etmiş dedikodularını takip ediyoruz. Gençlerimizin hızlıca haberdar olduğu konuların başında magazin haberleri veya moda günleri geliyor. Anne, babalar çocuklarına hâkim değiller. Takip sistemimizi çökerten internet; çocuklarımızın yaşam tarzını ve düzenini bizim elimizden çıkartıyor, bizler öğrendiğimizde (bazı hallerde) iş, işten çoktan geçmiş oluyor. Anne, baba çocuğunu öğrendiğinde, ani ve bilinçsiz bir tepki veriyorsa; çocuğun kaybolmasına veya ebeveynlerinden uzaklaşmasına sebebiyet veriyor. Anadolu’da cahildir yapar sözü, büyük metropollerde gençlik ateşi gibi laflarla yer değiştirmiş ve çocukları sözde özgür bırakma adına ise maymuna çevirmeye bile güldürür tebessüm ettirir hale getirmiştir. Benim çocuğum böyle değildi veya benim çocuğum yapmaz sözleri ise çocukların başka tuzaklara düşmesine sebebiyet veriyor da farkında bile olamıyoruz. Sahip çıkmalıyız, sahiplenmeliyiz ve en önemlisi çoluk, çocuğumuza gereken alakayı göstererek onların yanında olduğumuzu hissettirtmeliyiz. İş işten geçtikten sonra ah, vah para etmez bunu bilelim.
Sohbetlerini sevdiğim, tespitlerinde isabet gördüğüm insanlarla bu konu hakkında kafa yoruyorum. Ne yapmalıyız, nasıl davranmalıyız diye. Aileler parçalanıyor, mutlu olan insan sayısı giderek azalıyor, kimse kimseyi beğenmiyor velhasıl bir uçurumun kenarına sürükleniyoruz. TV’lerden birisinde iktidar milletvekillerinden birisinin bir haykırışını, bir yalvarışını seyrettim ve eyvah dedim. Ülkemizde hızlı bir boşanma, aile parçalanması ve ahlak bozulması oluyor diyor. Verilere bakıldığında insanı korkutan acayip bir gerçekle karşı karşıyayız. İnsanımız maddeten ferahladıkça, ahlaken müthiş bir çöküntü yaşıyor. Gençlerimize sahip çıkamıyoruz, büyüklerimiz ise vurdumduymaz olmuş. Tabiri caizse “bindik bir alamete, gidiyik kıyamete, yan gelirik, yan gelmeyik”. Bunda korkunç bir gerçeği haykırmaya ve o alanı doldurmaya ihtiyaç olduğunu söylüyor. MANEVİYAT boşluğuna dikkat çekiyor ve bende şiddetle katılıyorum. Nelerle uğraşıyoruz değil mi? Boş işlerde üzerimize yok, üstümüze lazım olmayan her işe burnumuzu sokuyor; gündem olalım diye beyanatlar veriyoruz. Kendimize gelelim, bu günleri ararız.
“Kıymet bilmeyenin, kıymeti bilinmez” diye bir atasözümüz var. Kıymetini bilelim ve maneviyatımıza ve mirasımıza sahip çıkalım. Gittikten sonra ah, vah pek para etmiyor. Bu duygu ve düşüncelerle; sahiplenen, sahip çıkan ve dert edinenler olmamız dileklerimle.

YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık