kizilay_banner_120X600
kizilay_banner_120X600
Kaya KILIÇ

Hastayım ve düşüncelerim de dertli


Kaya KILIÇ
1 Aralık 2012 Cumartesi 19:37
Yazı kaleme almaya kalktığımda bir hüzün çöküyor ve aklımdakilerin yarısını bile dökemiyorum, yazamıyorum. Hani birisine bir şeyler söylemek istersiniz de; yanına gittiğinizde bırakın bir şey demeyi, üstüne birde özür dileyip kalkarsınız, benimki de böyle oluyor. Kızgın bir biçimde başlıyorum ama nedense birinci satırı bile yazamadan pes ediyorum. Ağzı bozuk birisi değilim, mizacım gereği de asabiyet yapamıyorum ama bende kızdığımı, yanlışları haykırarak söylemek istediğimi, hatta hak edenlere yüzlerine karşı sen şöyle, şöylesin demeyi ve ahlaksızlık yapıyorsunuz.
İnsan her istediğini, her aklından geceni ve her ortamda söyleyemiyor. Haksızlık karşısında susmak dilsiz şeytandır diyor Hz. Ali efendimiz, biz dilsiz şeytan olmak istemiyoruz ama fitne çıkaran da olmak istemiyoruz. Bu türden insanların etrafında onların yanlışlarını bile, bile doğru diyenler olduğunu ve sizin doğrunuzun bile başkalarına zararı olacağından korkup söyleyemiyor/haykıramıyorsunuz.
Yerel bir gazetede yazılarımız yayınlanıyor. Öyle dikkatli okuyucularımız var ki, inanın o haftaki yazıya göre; neredeyse hâleti ruhiyemizi tahmin ediyor veya hoca neyin var diye e posta atıyor. Neden yazının şurasındaki devamı getirmediniz, yoksa editör mü kesti, bunların cevabını yazıyor ve nedenini de anlatıyorum. Bu haftaki yazıya başlarken de çok asabi bir konuyla başlayacaktım ki; kendi vücudumdaki hastalığın verdiği ateş yüzünden, kişisel merhametle ve hastalıkla, daha duygusallıkla yumuşayarak bu hale geldi. Maksadım bu değildi, maksadım yazı olsun boş geçmemek değildi. Aslında asıl konum dünyanın başına bela olan diktatör ve onun beslemeleriydi.
Meseleyi minimize ederek konuşmak istiyorum. İçimizdeki zalimlere getirerek; kendimize gelelim istiyorum. Bu konuların siyaset veya yöneticilerle alakalı olmadığını ve hepimizi ilgilendirdiğini düşünüyorum. Biz millet olarak, iyi işlerde siyasileri hiç hatırlamayız, gerçi kötü şeyleri de çabucak unuturuz ama kötülük daha akılda kaldığından; kötülükleri ve kötülerden bahsederiz. Hiç soruyor muyuz, biz bu kötülüklerin neresindeyiz veya kötülerle hangi yanlarımız bir diye. Hemen cevap verelim, bizden ne kötü olur nede kötülerle birlikte oluruz. Maalesef öyle düşündüğümüz gibi değil. Bilerek veya hatalı olarak çok zaman kötülüklere göz yumuyor veya kötülerle aynı safta yer alıyoruz. Dua edelim de kasti olarak kötülerle ve kötülüklerle olmayalım. Önce iyi bir insan, iyi bir baba/anne, iyi bir evlat, iyi bir eş, iyi bir arkadaş, iyi bir yönetici miyiz onu kontrol edeceğiz. Bunlarda hep iyi çıkıyorsak; bundan sonra iyilerle ve iyiliklerle olan münasebetimize bakacağız. Bu arada iyi sandığımızı biz değil, yukarıda sıraladıklarımızın muhatapları söyleyecek ve ondan sonra iyi olup olmadığımızı anlayacağız. Hatayı başkalarında arıyor ve kendimizi melek gibi sanıyorsak, bir kere hatayı baştan yapmışızdır onu saymadan; önce hatalıyım deyip baştan başlamalıyız ve sonrasına öyle bakmalıyız.
Her yazımda neredeyse ya duayla veya bir temenniyle bitiriyorum. Bin bir şey geçiyor aklımdan ama hiç birini bedduaya dökemiyorum. Başta dediğim gibi bu benim mizacıma ters, beddua ediyorsam, öyle zanna kapılıyorum ve demek ki bir hata yaptık ki bu olanlara müstahak olduk, yoksa bunlar başımıza gelmezdi, diyorum. Yine bir temenniyle bitirmek istiyorum. Allah’ım bizleri ne zalimlerden, nede onlara hizmet edenlerden etmesin.
Bu duygu ve düşüncelerle, kalın huzur ve sağlıcakla.

YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık