kizilay_banner_120X600
kizilay_banner_120X600

HASTAYA SALDIRIYI DA KINAYALIM


21 Aralık 2012 Cuma 18:06
Bir doktor saldırı sonucu hayatını kaybetti.
Gerçekten üzücü bir olay ve mutlaka şiddetle karşı çıkılmalı. Saldıranın bir bahanesi olamaz. Doktordan bir şikayeti varsa, bir mağduriyete uğradığını düşünüyorsa bunun yolu kesinlikle adam öldürmek değildir.
Bu olaydan sonra herkes, sağlık çalışanlarının saldırıya uğraması konusundaki tepkisini dile getirdi. Devlet erkanı hangi tedbirlerin alınacağı konusunda açıklamalar yaptı. Hastaneler bir günlük çalışma yavaşlatma eylemi yaptı. Acil hastalar dışında kimseye bakmayacaklarını söylediler.
Basın yayın organlarında bu konu ele alındı. Ben TV Net’te bir programa rastladım. Doktorları temsilen bir dernekten 3 işi ve sağlık çalışanlarının mensubu olduğu bir sendikadan bir sağlıkçı programa katılmıştı. Katılımcıların gerek saldırılara gerekçe olarak gösterdikleri gerekse çözüm için ortaya koydukları teklifleri çok sıra dışıydı. Doğrusu bunlara karşı sessiz kalamazdım.
Doktorlardan biri bu saldırının ve benzer saldırıların sebebinin hastalara verilen haklar ve sağlık hizmetlerinin iyileştirilmesi olduğunu söyledi. Yani, hastaya hak tanırsan şımarır ve doktora saldırır demek istiyor. Yani hastalara hak tanımayalım, demek istiyor. Çok çağdaş (?!) bir tespit doğrusu. Gözlerim yaşardı. Öyle ya, milleti şımartmamak lazım. Hasta dediğin gassal elinde meyyit gibi olmalı. Eskiden olduğu gibi doktorun özel muayenehanesine bir uğramalı, ameliyatlarda bıçak parası ödemeyi ihmal etmemeli, akşamdan sıraya girip, gece hastane banklarında yatıp, ertesi gün bir ihtimal muayene olmalı. Doktor tavana bakıp ilaç yazmalı. Gerek doktor gerek diğer hastane çalışanları herkesi azarlayabilmeli ve hizaya sokabilmeli. Yoksa bu millet azar ve doktora saldırır.
Bir başka doktor aile hekimliği ile ilgili yapılan insanlardaki gülümseyen doktor yüzünden insanların doktorlara saldırdığını iddia etti. Çünkü her yerde doktor resmi (hele gülümseyen bir doktor) olursa doktorun otoritesi sarsılır. Millet kendini bir şey zanneder.
Bir başkası ise hastaları artık çok fazla bilgilendirmek zorunda kaldıklarından şikayet etti. Öyle ya, hasta dediğin umduğu değil bulduğu muameleye razı olmalı. Yapılan doktor hataları gizli kalmalı. Gerek bilgisizlik, gerekse ihmal sebebiyle hastaya verilen zararlar göz ardı edilmeli. Zaten hasta dediğin bir çeşit deney canlısıdır. Ne kıymeti var ki?
 Ayrıca hastanelerdeki hasta haklarıyla ilgili yazıları ve hasta hakları birimlerinin kurulmasını bu saldırılara gerekçe olarak ileri sürdüler. Doktoru şikayet eden iddiasını ispat edemezse şiddetle cezalandırılmasını istediler. Hastanın hakkı mı olurmuş. Burası Amerika mı, yoksa Avrupa mı? Hele hakkı olsa bile ikide bir adama hakları hatırlatılır mı? Hasta hakları birimi de neymiş? Hastanın hakkı olsa bile şikayet edecek bir makam olmamalı. Şikayet etse de, sonucunda başına geleceklerden korkarak şikayetten vazgeçmeli.
Hastanelere sağlık çalışanlarına saldırının cezasına dair ilan asılmasını ve hasta hakları birimlerinin yanına sağlık çalışanları hakları için birim kurulmasını istediler. Sağlık çalışanlarının kendilerine karşı yapılan saldırılarda şikayet etmesine, ifade vermekle uğraşmasına gerek kalmasın, birileri direkt davayı açsın, hasta ve hasta yakınını doktoru rahatsız etmeden en ağır şekilde cezalandırılsın. Bunları da doktorlar teklif etti. Kimseye verilmeyen bu hak ve imtiyazların doktorlara verilmesini kesinlikle desteklemeliyiz. Değil mi, ya?
Meğer doktorları nasıl da şımartmışız. Bazılarında firavunlaşma eğilimleri başlamış. Tabi, bir doktor hayatı boyunca hep hürmet görür. Herkesin aşağılandığı askerde bile hürmet görürler ve ayrıcalıklıdırlar. Bir arkadaşım, samimi bir doktor tanıdığının kendisine bu durumdan şikayetlendiğini anlattı. Bu firaset sahibi doktor diyormuş ki; “İster parasız, ister paralı tedavi olan insanlar bize büyük bir minnet duyar, zamanla firavunlaştığımızı fark ettim.”
Hastanelerdeki grevi de anlayamıyorum. Bir doktora karşı suç işlenince neden tüm hastalar mağdur ediliyor? O zaman bir polis şehit edilince tüm polisler iş bıraksın. Saldırıya uğrayan yardım isteyince, polisler; “Ben grevdeyim, işini kendin hallet desin.” Bu ne kadar mantıklıysa, diğeri de o kadar mantıklı. Bir hasta, saldırıya uğrayan birinden daha az mağdur değildir.
Hastanelerde son günlerde daha katı ve anlayışsız bir davranış başladı gibi geliyor. Sağlık çalışanları sanki herkesi düşman görmeye başlamışlar. Topluca zıvanadan çıkıyoruz.
Önce herkes birbirine saygı göstersin. Herkes bir işi çözmeye çalışsın. Herkes işini yaparken toplumun bir ihtiyacını da giderdiğinin farkına varsın. İşini topluma hizmet ve ibadet neşvesiyle yerine getirsin. Toplum için birşeyler yapanlara saygı gösterelim. İnsanların çalışırken nasıl gerildiklerini anlayalım. Hem doktora, hem hasta ve hasta yakınına yumuşaklık ve anlayışla yaklaşmak lazım. Birbirinin kurdu değil, birbirinin destekçisi bir toplum olalım.
Selam, hidayete tabi olanlara.

YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık