kizilay_banner_120X600
kizilay_banner_120X600
Kaya KILIÇ

Diyelim ki öyle, ne yapacaksın?


Kaya KILIÇ
10 Şubat 2012 Cuma 17:07
Bu günlerde sıkıntılarıyla boğuşan bir arkadaşım var. Önce kendisine dua ediyor ve Allah sabırlar versin diyorum. Aslında hepimizin başında ufaklı, büyüklü imtihanlar vardır. Bunların en büyüğünden de en küçüğünden de hep şikâyetçi olur; hiç birimiz bir başkasının başındaki daha büyük imtihanı hesap etmeyiz. Sabırdan bahsediyoruz, sabredin diyoruz, sabırlı insanları hep örnek gösteriyoruz ama bizim başımıza bir iş geldi mi acaba sabredebiliyor muyuz? “Araba duvara çarptığında sabretmek’’ sabretmektir derdi bir arkadaşım, o anda sabret veya tepki ver ona göre konuşalım, iş soğuyunca sen bile akıl verir teskin edersin. Doğru söylemiş katılıyorum. Başkasına diyebildiğimizi biz ne kadar yapabiliyor/yapıyoruz. Offf boşuna konuşuyorsun hoca sahi bizim başımıza ne geldi de biz sabretmedik, sabretmesek bile ne fayda verir ki, sonuçta elimizdeki bir şey de değil hani. Elimizden gelmesi ayrı, sabretmek ve sabır dilemek ayrı bir şey, insanın yapısındaki isyanı herkes yapabilir; asıl olan olay anında sabredebilmek/sabretmek. Bu konuya yakın bir atasözü “iyiliğe iyilik her kişi işi, kötülüğe iyilik er kişi iş’’ işte her şeyi anlatan söz sanırım, gerçi elimizde olmayan, irademiz dışı işlerde bu kapsama girmese de onun da HAK’tan geldiğine inanıp sabrederek kazanmak sanırım. İrade, yani bizim bilgimiz dışında (kaza vs.) olanlar, onlarla alakalı ne diyebileceğiz ki? Ne diyebiliriz, nedenlerini soramadıklarımızla imtihan edilirsek ne deriz. Burada “kadere iman” geliyor sanırım, biz sonucunu ve ne olacağını neler getirip, neler götürdüğünü bilmediklerimize yorumumuz bu oluyor vesselam. Teslim oldum, en iyisini bilen ve hakkımda hayırlısını yaratana sığınırım deyip onun buyruğuna, onun biçtiği role en iyi bir biçimde uyup; sen verirsen en iyisini verirsin İlahi demektir sanırım.
İnsanın gereklerinden birisi isyan; isyanı ise yine aynı şeyle yorumluyor (haşa, haşa) neden ben, benden başkasını bu bulamaz mıydı da diyebilir, öylede yorumlaya bilirdik, oda isyan yönünün başlangıcı sanırım. Bu bizden uzak olsun diyorum, bizler (iman etmiş) kazaya ve kadere iman etmişler daha da sabırlı ve daha da kabullenmiş oluyor ve teslimiyetimizi gösteriyoruz.İnsanlık gereği, dinimiz gereği, hayat anlayışımız gereği ve bulunduğumuz semt gereği…. Daha da sayacağımız bir şey var mı bilmiyorum, hepsinden bir pay alıyor, öylece de gereğini yapıyoruz sanırım. Tersi olsa, inanmasak, yok desek, doğa desek vs. vs. diyelim ki öyle, peki ne yapacağız. Öç alacağımız bizi bu hale sürükleyenler mi? dava edeceklerimiz anne/babalarımız mı? Sırtımızdaki bu yük bize ağır mı geliyor, yine yolun sonuna geliyoruz ve sanırım ‘’teslim olmak Yaradan’a’’  ya da isyan etmek, o biz değiliz/biz onlardan değiliz sanırım. Başkalarına nasihatte bulunarak, başkalarına sabır dileyerek, başkalarının acılarının dindirilmesi isteyerek ve onlara dua ederek bizlerde onlarla yürüyebiliriz. Paylaşarak, dertleşerek ve konuşarak birbirimizi anlayabiliriz sanırım. Ötelediğimiz birçok şey daha sonra büyüyerek önü alınamaz haller durumuna geliyor, hepimizi üzüyor, yaralıyor ve dertlendiriyor. Her musibetin bir kefaret olduğunu düşünenlerdenim. Veren O, o zaman bize sabretmek düşer diye düşünüyor, bu duygu ve düşüncelerle yine Allah’a emanet olun diyorum.

YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık