kizilay_banner_120X600
kizilay_banner_120X600
Kaya KILIÇ

Despotlar ve diktatörler


Kaya KILIÇ
8 Mart 2012 Perşembe 16:57
Yeryüzündeki bütün despot ve diktatörlerden nefret ediyorum. Her dönemde olmuş, her dönemde zulmetmiş, her dönemde kendine yandaş bulmuş ama hiçbir zaman zulmüyle abat olmamış ve hiçbir zaman sonlarına doğru kendinden olanlara bile yaranamamışlardır. Diktatörler ve despotlar, kendilerine önder ve rehber olarak, Firavun, Karun ve benzerlerini seçmişlerdir. Yeryüzünde nerede olursa olsun bunlar isimleri, unvanları, makamları ve halkları hep aynıdır. Zulmedenler zalim, zulme uğrayanlar mazlumdur. Zulmedenlerin atası Firavun/Ebucehil ve benzerleri, zulme uğrayanların atası Efendimiz Hz. Muhammed, Bilal’i Habeş, Hz. İbrahim ve onların yolunda gidenler. “Zulümle adat olanın sonu berbat olur.” atasözünden de anlaşıldığına göre; günümüz diktatörlerinin de halkının da neler çektiğini anlıyor, müşahede ediyor ve duyuyoruz. İnsanın içinden haykırası geliyor, kahrolsun diktatörler ve onun destekçileri. Yeryüzündeki mazlumlarda, zalimlerde bir noktada birleşiyor ve buluşuyorlar. Zulmedenin ve zulme uğrayanın sadece adı değişiyor veya zulme uğrama şekli değişiyor. Nankörler diye başlayan cümlelerle, ne anlarlar, kapasitesi ne ki vs. vs. devam eden aşağılamalar, daha sayılamayacak kadar çok insani olmayan hakaretlerle kendilerinde hak görenler. Bu saatten sonra sizin hiçbir değeriniz yok zaten.
Siz itilmeye, kakılmaya ve her türden eziyeti hak ediyorsunuz, çünkü siz bunların yanlışını gördünüz, gördünüz ama söylemediniz, söylerseniz, dillendirirseniz, o zaman vay halinize, başınıza neler gelecek tahmin bile edemezsiniz. Dün bir Ortadoğu uzmanı bir arkadaşı dinliyorum TV Kanallarından birinde ve şöyle diyor; insan kendi halkına, kendi insanına bunları yapar mı anlayamıyorum. Kuzu postuna bürünen kurtlar, sürüyü parçaladıktan sonra çıkartırmış postunu. Anlamlandıramadığım bir şey var, bu kadar kör olur mu insan, halkını katleden insan için sevgi gösterisi yapacak, muhaliflerini de zorbalıkla katledilmesini savunacak. Bunlar Firavunlar ya da onların torunları, başka bir şey diyemiyorum. Yoksa insan bu kadar gaddar ve vicdansız olamaz.
Kendi ülkeme bakıyorum, kendi memleketimdekilerle kıyaslıyorum, kendimi onların ülkesinde hissetmeye çalışıyorum ve zalimliğin bir farkı yok demekten başka da bir şey diyemiyorum. Aynı acıları, aynı ıstırapları ve benzeri haksızlıkları yaşamadık mı diye de soruyorum kendi, kendime. Biz yaşlardakiler en iyi 28 ŞUBAT sürecini biliyor ve onun üzerinden konuşuyoruz. Irak hapishanelerini, Suriye (Hama) katliamlarını ki hale devam eden katliamlarla mı kıyaslıyorsun dediğinizi duyuyor gibiyim.
Evet, ne farkı var 12 EYLÜL darbesiyle bunların ya da 28 ŞUBAT la. Masum insanların üzerlerinden tankla, topla ve psikolojik geçmediler mi? kaç aile yıkıldı, kaç genç fidan idam edildi, darbe yapalım diye kimleri kimlere vurdurdular. Kazanılmış nice haklar ellerinden alınmadı mı? Saymakla bitiremeyeceğimiz daha da neler var neler. Despotlara, diktatörlere, zalimlere ve onların yandaşlarına yazıklar olsun. Her kim zulmediyorsa bunlarında hepsine yazıklar olsun. Haberleri seyretmek, uzmanları (özellikle terör uzmanlarını) dinlemekten artık nefret ediyorum. Çünkü bunları seyrederken, dinlerken kendimden geçiyor; kendime bile anlam veremiyorum. Ağzımdaki bela ve beddua okuduğunuz üzere yazılarıma da yansıyor, beni farklı bir insan haline getiriyor. Bedduadan almaktan ve beddua etmekten korkarken; birde bakıyorum ağzımı bozmuşum ve olanca gücümle kahrolasılar diye var gücümle bağırıyor beddua ediyorum. Allah’ım sen en iyisini bilensin, zalimlerden, zorbalardan ve ona benzeyenlerden hepimizi koru diye dua ediyorum, sizlerin de âmin demenizi bekliyor; kalınabiliyorsa huzur ve sağlıcakla kalın diyorum.

YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık