kizilay_banner_120X600
kizilay_banner_120X600
Kaya KILIÇ

Benim kabul ettiğime itiraz ediliyor, ben bundan rahatsızım


Kaya KILIÇ
25 Ocak 2013 Cuma 14:43
İnsan bünyesine bir rahatsızlık girmeye görsün; Allah korusun çıkmıyor, oda yetmiyor yanına birde arkadaş ediniyor. Orta yaşlarda bir rahatsızlığa tutulan ve yıllardır o hastalıkla mücadele eden bir ağabeyle sohbet ediyorken; ben derdimden rahatsız değilim, yahu nasıl hala şükredebiliyorsun demelerinden rahatsız oluyorum diyor. Hepimizin çevresinde hasta, yaşlı veya özürlü insanlar vardır. Yarın bunlardan birisi olamayacağımız konusunda garantimiz olmadığı gibi; birde aman deyip, bize uğramaz der gibi eda ve tavırlarla karşılaşıyoruz. “herkes bir özürlü adayıdır” bir pankarta bakarken, yanındaki resimde kaç kişi kendini hayal edebiliyor ki? Elbette hiç birimiz o resimdekini kendimizin ve yakınımızın olmasını istemez, dilemez. Korkmak, korunmak veya tedbir almak çokta işe yaramıyor. Geleceği varsa geliyor, buluyor ve sizinle ne kadar arkadaşlık edeceğini de kestiremiyorsunuz. Ya benimdir, benimle olan deyip kabulleniyor ve onunla yaşamayı öğreniyorsunuz veya ömrünüzün sonuna kadar sızlanıp; dert üstüne dert katıyorsunuz. Allah hepinizde, hepimizden uzak eylesin.
Kabullenmek mücadele etmek veya onun giderilmesi için uğraşmamak değil. Uğraşırken, araştırırken; bunu sana verenin buna bir çıkış yolu da vereceğinden umudu ve ümidi kesmemek olduğunu unutmamalı. Eğer her şey güllük, gülistanlık olsaydı, dünyada bu kadar gelişmişlik olmazdı diye düşünüyorum. Her şey olacak. Bazen hiç sevmediğimiz, hiç hoşlanmadığımız veya yüreğimizin ağzımıza geldiği halleri görerek, o gördüğümüz şeyler sayesinde tecrübe ediyor ve aynı hatalara düşmemeye gayret ediyoruz. Hayat kolay kazanılmıyor. Nasıl hayatımızdaki mertebelerimiz, rütbelerimiz ve akademik kariyerimiz, çok kolay sağlanamıyorsa; hayatımızdaki tecrübeler de o kadar çabuk kazanılmıyor veya tecrübe edilmiyor. Bazı zamanlarda gıpta ettiğimiz, kıskandığımız arkadaş ve dostlarımız vardır. Helal olsun şu arkadaşıma diye başlarız ama bu hale gelene kadar da başına gelenler, pişmiş tavuğun bile başına gelmemiştir deriz, öyle değil mi? Bazılarımız ben kimseyi kıskanmam dediklerini biliyorum, ben kimseyi kıskanmam diyenlerin o halini de kıskanıyorum bunu bilsinler. Öylelerinin nasıl böyle halde olduklarını bir bana anlatsalar veya elektronik postayla bildirseler çok ama çok sevinirim bunu da bilinmesini isterim.
Haktan gelene sabır, kuldan gelene isyan mı dersiniz. Asıl söylem bu olmasa da; ilerleyen zamanların getirdiği sonuç bu gibi görünüyor. Yanlış yapmak, yanlışa tevessül etmek bizim için(insan için) ama ısrar edilmemeli. Yanlışta ısrar, daha fazla yanlış yapmamıza ve bizi kötülerin ve kötülüklerin efendisinin eline düşürüyor. Her halükarda yanımızda ve bizi yönlendiren bir aktör olan nefsimiz varken; başka, başka düşmanlara gerek olmadığını düşünüp, tedbir alınmalı diye düşünüyorum. Kötülüğün efendisinin pençesine ve nefsimize esir olmadan, eşrefi mahlûkat olarak yaşayıp, ömrümüzü tamamlarız dilek ve temennisiyle.

YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık