kizilay_banner_120X600
kizilay_banner_120X600
Kaya KILIÇ

Benim anladığım da bu, başkası değil


Kaya KILIÇ
2 Ağustos 2012 Perşembe 18:10
Hayırlı bir ayın içerisindeyiz. Öyle bir ayki; sabrın, infakın, yardımlaşmanın ve bu türden güzel davranışların en zirve yaptığı ay. Kur’an ayı da denilen bu ayda nasıl bir yol üzerinde olmalıyız, nasıl davranmalıyız ve nasıl bizden ve coğrafyamızdan razı etmeliyiz, bunları kendimize anlatmalıyız. Havaların sıcaklığı nasıl biz bunatıyor fakat orucumuzu tutmamızı etkilemiyorsa; Ramazan da çıkıp kafaları bulandırmaya çalışanlarda bizim orucumuzu ve ibadetimizi etkilememeli. Yüzyıllardır devam edegelen, bizlerinde hasretle beklediği ibadet ve virtlerimizin; böyle bir şey yok efendim deyip, insanımızın kafasını karıştırıyor saf zihinlerimizi bulandırmaya çalışıyorlar. Hurafelerimiz yok değil, bu demek değildir ki her işimiz ve her ibadetimiz de hurafe. Anlayışımız mı değişiyor diyordu bir ağabeyimiz. Sonra cevap veriyor, yok kardeş anlayışımız değil; maddiyatla birlikte maneviyatımızda yozlaşıyor. Herhalde asıl anlayışımız dediğimiz ve geliştiğimiz dediğimiz haller değişiyor. Bununla alakalı bir hikaye anlatmaya çalışacağım, beğenirsiniz umarım.
Nerede olursan ol kafa aynı
Fransa da Peçe'li bir bacımız süper markette alış-verişini bitirdikten sonra ücretini ödemek için sırada bekler. Birkaç dakika sonra sıranın kendisine gelmesiyle, kasiyere doğru ilerler. Kasadaki bayan, tesettürsüz bir Müslümandır. Bu bayan çarşaflı, peçeli bayanın eşyalarını bir, bir kasadan geçirmeye başlar, bir müddet sonra müşterisine kendini beğenmiş bir üslupla; bizim bu ülkede birçok problemimiz var ve bu problemlerden biriside senin peçen. Biz gurbetçiler buraya ticaret için geldik, dinimizi ve tarihimizi göstermeye değil. Eğer dini yaşamak veya çarşaf giymek ve peçe takmak istiyorsan Arap ülkelerine geri dön, orada ne yapmak istiyorsan onu yap.
Peçeli kardeşimiz elindeki poşetleri bir kenara bırakır ve peçesini kaldırır. Kasiyer bayan şok yaşar, karşısında sarışın ve mas mavi gözlü bir bayan duruyordur ve şunları şamar gibi kasiyerin yüzüne vuru gibi söyler. Ben bir Fransız’ım Arap değilim, hele bir göçmen hiç değilim. Bu ülke benim ve İSLAM da beni Dinim. Siz Müslüman doğumlular, dinlerinizi bize sattınız, bizlerde onları sizden satın aldık. Şimdi siz miras yediler, ne dininizi biliyorsunuz, nede neye sahip olduğunuzu. İnşallah aslınıza dönersiniz de; aslınızla birlikte dünyaya tekrar ışık tutar, insanlığın yolunu aydınlatırsınız. Bende inşallah diyorum.
Şimdilerde bunlara benzer hadiseleri yaşıyoruz, kim bize böyle bir ders verecek merak etmiyor değilim hani. Hep uzaklarda arıyoruz, hep bir mucize bekliyoruz, hep birileri yapsa da bizlerde yapsak havasındayız. Hayır, bizim önümüzde zaten yapanlar ve önderlerimiz var ve hala var olmaya devam ediyor.  Başka, başka sularda neler arıyoruz, ne bulmaya veya neler hayal ediyoruz ben onu merak ediyorum. Bir şeyler ortaya atıp kafalar karıştıktan sonra; aman deyip kenara çekilip, bir dahaki seneye yanına bir iki şey daha katıp milletin kafasını karıştırmayı mı bekliyorlar. Nerede devamı, nerede delilleri, neden ramazandan sonra unutuyorsunuz, diyesi geliyor insanın. Bırakın adam gibi tutalım orucumuzu, adam gibi yapalım ibadetimizi. Gölge etmeyin başka ihsan da istemeyiz vesselam. Bu dilek ve temennilerle kalın huzur ve sağlıcakla.

YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık