kizilay_banner_120X600
kizilay_banner_120X600
Kaya KILIÇ

Beklenmedik bir şey yazmak istiyorum


Kaya KILIÇ
21 Eylül 2012 Cuma 14:20
Her yazıya başlarken duygularıma hâkim olacağım diyerek başlıyorum ama bir türlü başaramadım. Öyle bir coğrafyada yaşıyoruz ki; moralimizi bile biz ayarlı yamıyoruz. Ne tuhaf duygular oluşmaya başladı iç dünyamızda. Bazen kendi, kendime kaldığımda; münafık mı olduk ne diye soruyorum. Bu kadar ikiyüzlülük bir arada nasıl olur anlam veremiyor, cevapsız bir sürü soru soruyorum. Neşeli bir şekilde hareket ederken, anında bir olayla kahrolmuş gibi içim doluyor ağlamadan zor tutuyorum kendimi. Piyasa adamı olmak lazım derdi bir dostum ve açıklardı nasıl olunacağını. Piyasa adamı dediğin, düğüne girip oynar, cenazeyi görüp ağlar. Hayatın gerçeği de budur, ölenle ölünmez ama her zamanda kahkahalarla etrafa neşede saçamazsın ki. Aslında çok neşelisinizdir, aslında vurdumduymaz gibisinizdir ama içinizde volkanlar patlıyor; her şeyi içinize atıyorsunuz da hiç belli etmiyorsunuzdur. Böylelerine bakın bu adam/kadın pat diye ölecek göreceksiniz derler/deriz. Ayrılıklarda, gurbette, acı bir olayda (kendi başına gelmişse) onun etkilenmediğini, acı duymadığını sanırsınız; iç dünyasındaki gözyaşları sel değil afet olmuştur ama onu öyle bastırır ki, eskilerin deyimiyle “acıdan geberiyor da bana mısın demiyor” demek ki her şey göründüğü gibi değil ve hayat onlara da güzel değilmiş.
Her şeyi zapturapt altına alamazsınız. Her şeyin dokümanını de tutamazsınız. Her şeyi gördüğünüz gibi değildir. Göz yanılır, akıl tutulur ve siz sonradan eyvah dersiniz ama iş, işten çoktan geçmiş olur. Bunun için bir öneriniz mi var ki böyle bir şey söylediniz/yazdınız diyeceksiniz. Aslında çok detaylı olmasa da var ve bu benim fikrim, yanlış anlaşılmasın. Bir yazımda belirtmiştim “insanın olduğu yerde, hayrete gerek yoktur” diye. Aynı şekilde devam ediyorum ve eklemede bulunuyorum. “insan varsa, makam varsa, zorda kalmak varsa, aldatma, kazanç ve bunun gibi haller varsa; en olmayacak ve hadi oradan inanmam demeyeceksin” olur ve şahit olursun, hem de gözlerini bilmem kaç kere silerekten. “Bakmakla görmek aynı şey değildir” derlerdi ben hadi oradan derdim; bir dostum serap varsa onu kullananlar da mutlaka vardır derdi, el hak doğru, onaylıyorum, altına imzamı atıyorum.
Bu haftaki yazımda bir ayrılık hikâyesini sizlere anlatmaya/yazmaya çalışacaktım. Olmadı, bir türlü başlayamadım. Başkalarına akıl verirken, kendini unutanları çok tanıyorum. İnsan bir şey başına gelmedikçe pekte anlayamıyor, duydukları da tecrübe olsa da illa başına gelmedikçe çok net anlayamıyor. Allah kötü işlerle bizleri imtihan etmesin. Bu duygu ve düşüncelerle; kalın huzur ve sağlıcakla.

YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık