kizilay_banner_120X600
kizilay_banner_120X600
Kaya KILIÇ

Baktığın yer önemli ama


Kaya KILIÇ
3 Ekim 2013 Perşembe 18:35
Orası çok yakın diyebilmek için, kullandığın araca veya gideceğin yere bağlı sanırım. Diyelim ki İstanbul’dan Ankara’ya gideceksiniz ve iki saat zamanınız var, uçakla gidecekseniz pekte uzak değil, ama otomobille veya başka bir yer vasıtasıyla gidecekseniz mesafe kısa denilmeyecek, hatta yetişemeyeceğiniz mesafedir. Hemen aklınıza iyi bir arabayla otobandan şu hızla giderseniz de yetişirsiniz aklınızdan geçmesin, biz normal şartlar içerisinde hesap ediyor ve ona göre de hareket ediyoruz. Geçtiğimiz gün bir sohbete gittim. Sohbet eden hatip, gayet normal konulardan bahsediyor, arada ise derin diyebileceğimiz konulara giriyor ama çok de derin konuşmuyordu. Yanımda oturan birisi, anlatılan hikâyeden öyle bir etkilendi ki; hüngür, hüngür ağlamaya başladı. En yakınında olmam hasebi ile teselli ettim ve sohbetten sonra ayaküstü sormak zorunda kaldım. Merakımı bağışla kardeş nedir bu kadar seni etkileyen ki seni hüngür, hüngür ağlattı, dedim. Hâlbuki ki ben çok da kendimi zorlamama rağmen hislenemedim bile dedim. Çok kolay duygulanan, duygularını da belli eden birisi olmama rağmen, senin ağlamandan bile etkilenemedim dedim. Abi konu anneye, babaya hizmet ve onların dualarını almaktı ve ben anne babamı bir trafik kazası sonucu daha yeni kaybettim. Allah rahmet eylesin diyebildim ve ekledi. Otuz yaşına geldim, hayatım hep onlara eziyet, zulüm ve dert vermekle geçti. Tam her şeye tövbe ettim, ev yuva kurdum, onlara hizmet edecektim ki; ikisi de birden elimden uçtu ve ben anne denilince, baba denilince içime bir hüzün çöküyor, böyle kendimi tutamıyorum. Şimdi bu olayı neden anlattığıma geleyim. Az ilerimde oturan birisi o gence şöyle diyor, yahu neden ağlıyor ki, burada ağlamsından ne kazanır, bıraksın numarayı, sohbeti bölmesin. Çok garip oldum, sus anlamında işaret ettim ve kim bilir ne derdi vardır dedim içimden ve haklı da çıktım.
Hele bir sor, onun yerinde olmasan da azıcık onun yerine bir koy kendini bakayım dünyaya bu gözle bakabiliyor musun? Çok kolay başkalarının acılarını anlatmak, çok kolay başkalarının başına geleni yorumlamak, Allah vermesin; o kordan sana bir değsin bakalım böyle hareket edebiliyor musun? Hani bir söz var ya “ateş düştüğü yeri yakar”, ne duygular kaplıyor insanı, neler geçiyor hayalinden, saniyeler içinde ne anılar birden cereyan ediyor gözlerine ve hayatının tamamı sanki sığıyor saniyelere. “Bir ah çeksem karşıki dağlar yıkılır” türküsünde ki o ah nedir ancak o ahı çekene sormak lazım. Beni anlayamazsınız, beni anlayabilmeniz için sizin benim yerimde olmanız lazım der zor saatler geçirenler, sıkıntıda olanlar. Allah hiç kimseye kaldıramayacağı yükü vermeyeceğini vaadediyor, bizleri ağır imtihanlarla imtihan etmesin duasını hep dilimle ve kalbimle söylerim. Anlayabilme, en azından anlamak için caba gösterilmeli diye düşünüyorum. Ne olursa olsun acele etmeden değerlendirilmeli. Nasıl yaptı, nasıl etti demektense, onu bunu yapmaya iten neydi, nasıl bir duygudadır diye bir düşünülmeli diye düşünüyorum.
Hiçbir şey sebepsiz değildir. Sebebini sormadan, aslını araştırmadan “yargısız infaz yapmamalı” sonra aslını öğrendiğimizde özür çok şey fark ettirmiyor. Ne üzülelim nede üzen olalım. En doğrusunu yapmaya çalışalım ki; sonradan vebal altında kalmayalım. Anlatan, anlayan, dinleyen, hakka girmeden en iyisini yapmak dilek, temennisiyle kalın huzur ve sağlıcakla.

YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık