kizilay_banner_120X600
kizilay_banner_120X600
Ömer Faruk GERÇEK

Allah hayra tebdil etsin


Ömer Faruk GERÇEK
17 Kasım 2012 Cumartesi 15:48
Dün gazetemizden duyurduğumuz haber spotu sebebiyle merak eden okuyucularımızdan çokça soru aldık. Konunun teyit edilmesi ve haberin de atlanmaması için gün boyunca çalışma yaptık.
Meraklı arkadaşlara ısrarla tüyo vermeyince, şu mu? Bu mu? diye Sultanbeyli’de halk arasında konuşulan onlarca konuyu da hafızalarımızda tazelemiş olduk.
Elbette soranların çokça bahsettiği konular gündemimizde ve çalışılıyor. Hak ve hukuk ölçülerine riayet etmek için gerek adli, gerek siyasi ve gerek ticari olan bu konuları önümüzdeki yayınlarımızda olgunlaştıkça sizlerle paylaşacağız.
Başlarken dediğimiz gibi bundan sonra Sultanbeyli’de gündem belirleyen ve gündem değiştiren bir gazete olacak gazeteniz VİZYON.
 
Bu günkü konumuza gelirsek..
Haber, gazetemize ulaştığında ciddi bir mesai başladı. Haber, Sultanbeyli’nin gündemini meşgul eden en kronik olayla, mülkiyet ile ilgiliydi.
Haberde gördüğünüz gibi Sultanbeyli’nin hisseli tapularını elinde bulunduran EVKUR grubuyla anlaşmanın sağlanamadığını, problemler olduğunu aşağı yukarı tahmin ediyor ve duyuyorduk.
Şimdi yeni bir durumla karşı karşıyayız.
Aslında Sultanbeyli’nin yıllarca talihsizlik yaşadığı bir konu bu.
Gerek kasıtla, gerek ihmalden yaklaşık 50 yıldır sürüncemede bırakılan mülkiyet konusu, artık içinden çıkılmaz bir hal aldı.
Daha önceki belediye yönetimlerinin bir bahaneleri vardı.
Muhalefet partisinden olmak.
Fakat, özellikle son 10 yıldaki Ak Parti iktidarında, Büyükşehir belediyesi ve yerel belediyenin Ak Partili olması bir umut doğurmuştu ilçe halkında. Fakat gelinen nokta itibariyle açıkçası çok da ümit kalmamıştı.
Gündeme gelen istimlak meselesi de seçimler öncesindeki politikalara kurban gider mi?
Açıkçası bunda da şüpheliyim.
Temelde Sultanbeyli’nin tapu ve mülkiyet sorunu kadastro kanununda yapılabilecek küçük bir değişiklikle mümkündü.
Kadastro geçmiş yerlerde 2. kez kadastro yapılamaz hükmü belli bir metrekarenin üstündeki yerler için (örneğin 10 dönüm), yeniden bir düzenleme getirilebilir ve Sultanbeyli’nin bu durumu da rahatlıkla çözülebilirdi.
Zira Sultanbeyli’de bir parsel (1561) yaklaşık 6 milyon metrekare. Yani 6 bin dönüm.
Böyle bir ucube ve saçmalık var ortada.
Ayrıca hukuk çerçevesinde Yargıtay’ın bazı emsal içtihatlarına dayanarak tapu satışlarında veya alışlarındaki kişilerin haksız ve sebepsiz işlem yaptıkları, haksız ve fahiş kazanç sağladıkları ve burada şimdi açıklayamayacağım bazı sebeplerle, yargı yardımıyla çözülebilirdi.
Fakat bu çözümler gerek bürokratlar ve gerekse tapudan rant elde eden çevrelerce benimsenmedi.
Seçilen belediye başkanları da bir şekilde bu kişiler tarafından yönlendirilerek, ya vazgeçirildiler ya da korkutuldular.
Bunun bir örneğini de, daha yakın zamanda 2B meselesinde gördük.
Belediye Başkanı Keskin’e bir basın toplantısında biz gazeteciler de dahil olmak üzere bir çok kesimden Sultanbeyli’deki 2B alanlarında proje yapması istendiğinde, başkanın danışman ve bürokratları, başkana risk almaması gerektiğini, gereksiz yere başını ağrıtmamasını, bir sıkıntı olacaksa kendisine değil merkezi hükümete yansımasını öğütlediler.
Sonrasında ise Beykoz’da Çelikbilek’in bu atılımı yaptığını ve çok da karlı çıkacağını ve bu sıralarda gerek toplantılarında ve gerekse basında bununla övündüğünü izledik.
 
Şimdi gelinen noktada istimlak konuşuluyor.
Bu Sultanbeyli için çözüm de olabilir, çok ciddi problem de..
Evkur ile yapılan pazarlıklarda oluşan, tapuların metrekare birim fiyatları halk arasında konuşuldu, tartışıldı.
Tapuların halen satış rakamları da ortada.
Bunun üzerine bir de devletin (gayrı resmi olarak) açıkladığı/açıklayacağı 2B rakamları da ortada.
Bu rakamları bile abartılı ve yüksek bulurken, şimdi istimlak çıktı karşımıza.
Belki farkında değilsiniz ama bu daha ciddi bir yük olabilir.
Çünkü hali hazırda mahkemelerde görülen haciz alacak vs. davalarında ve istimlak davalarında metrekare bazında 800 TL ve üzerinde rakamlar işlem görüyor.
 
İstimlak hangi fiyata göre yapılacak? Kime yapılacak?
Evkur’a, (duyduğumuz kadarıyla) teklif edilen rakam 80 - 100 TL arasındaymış.
Şu anda satılan hisseli tapular ebatlarına göre metrekaresi (Dop hariç, brüt) 130 - 160 TL civarında.
2B’de (Geri adım atılan gayrı resmi) metrekare fiyatları 250 TL – 2200 TL arasındaydı.
İstimlaklarda görülen rakamlar ise 800 TL’ye ulaşabiliyor.
Çünkü 1561 parsel çok büyük olmasına rağmen tek parça olduğu için, her hissenin Fatih Bulvarı ve merkezde bir yermiş gibi işlem görmesi gerçeği var.
Ve her hisse sahibi hukuk karşısında bunu iddia edebilir.
 
İnşallah devlet erki bunları göz önüne almıştır, ama sanmıyorum.
Haberde de sorduğumuz gibi, devlet ve yerel yöneticilerimiz, bazı çevreler tarafından, çeşitli emelleri sebebiyle çok kolay yanıltılabiliyor.
Bence, bunun en bariz örneği 2011 seçimlerinden önce yaşandı. Başbakan Erdoğan TEM giriş/çıkışının açılışı için Sultanbeyli’ye geldiğinde yaptığı miting konuşmasında kendisine verilen bilgiler doğrultusunda EVKUR’un yetkililerine ve dolayısıyla sahibi Hasan Kan’a teşekkür etti.
Başbakan burada belediye başkanları ve valinin yanı sıra bir kişiye de özellikle teşekkür etti.
Milletvekili ve İmar komisyonu başkanı Nusret Bayraktar’a.
Kulislere yansıdığı ölçüde bildiğim kadarıyla, EVKUR’un sahibi Hasan Kan da o dönemlerde Nusret abi benim vekilimdir ne derse o olsun demişti.
Ne oldu bilmiyoruz ama, dışarıya yansıdığı kadarıyla önce tamam dendi.
Başbakan Erdoğan teşekkür etti.
Tapuların karşılığı Evkur’a nakit verilmek isteniyor dendi.
Sonra, Evkur nakit istemiyor takas istiyor dendi.
Takasta yer beğenmiyor dendi.
Bu iş çok gizlidir, görüşüyoruz, konuşmayalım, gündeme getirmeyelim fiyatlar fırlar ha, dendi.
Bu gün itibariyle de, “vermiyor tapuları, istimlak edeceğiz” mi denecek?
 
Bu arada bir hatırlatma.
Sayın Keskin ile, seçildiği ilk haftalarda karşılaştığımız bir mekanda aramızda mülkiyet meselesi ve çözümü konusu açılmış ve görüşümü sormuştu.
Kendisine, “İki türlü çözüme başlangıç yolu var aslında, siz ona karar verin önce” demiştim.
Ve devamla,
“Bu sorunu, halkın yararına mı, yoksa her yerde cirit atan ve bu işten ciddi rant elde etmiş/etmek isteyen rantiyeden yana mı çözmek istiyorsunuz, başlangıç için önce buna karar vermelisiniz!” demiştim.
Sayın Keskin’in daha yaklaşık 17 ayı var.
Ve gelecek yerel seçimlerde Sultanbeyli’nin temel argümanı da mülkiyet sorunu (2B ve Hisseli tapular) olacak.
Önümüzdeki günlerdeki gelişmeleri dikkatle izleyeceğiz.
Temennimiz, bu sorunun inşallah içinden iyice çıkılmaz bir hale gelmemesi.
Allah hayra tebdil etsin.

YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık