kizilay_banner_120X600
kizilay_banner_120X600
Kaya KILIÇ

Abartmasak olmaz mı?


Kaya KILIÇ
23 Mart 2013 Cumartesi 16:27
Bazı zamanlar çok çanımız sıkılır ve amma abartmışım deriz değil mi? Keşke böyle demeseydim veya böyle yapmasaydım, çok mu abarttım deriz. Hayatımızın her safhasında karşılaşırız ve bir daha böyle yapmayacağım, bir daha böyle düşünmeyeceğim deriz ama yine de yaparız öyle değil mi? Bu insani bir durum ama nasıl bundan kurtulacağız bilemiyorum ve nasıl çözülür diye kafa yorduğumda; dipsiz bir kuyuya düşmüş gibi kabul ediyorum kendimi. Herkesin kendine göre öncelikleri var ve onlara göre kırmızıçizgidir ve onlar aşılırsa şayet bütün her şey yoldan çıkmıştır. Ne anlatabilirsiniz ki. Bundan sonra ne anlatsanız hafif kalır veya ne söyleseniz abartmışsınızdır. İfrat ve tefritten kaçınıp; nasıl bir orta yol bulunur ve nasıl en doğrusunu olur, onunla birlikte olmalıyız. Sizin en doğrudur dediğiniz birilerine en yanlışsa nasıl orta yol bulunacak onu da merak ediyorum. En küçük bir meseleyi bile dev edip, başınızı belaya sokanların; kendilerinin yapmış oldukları kocaman olaylara bile, hiç görmezden gelinmesini isterler ve bir yolunu bulup öylede yaparlar. Konuşma esnasında, kalabalık ortamlarda bile, zeytinyağı gibi üste çıktığını görürsünüz ve tabiri caizse “dumura” uğrarsınız.
Nasıl olur dersiniz, kendi kendinize konuşursunuz, bir yere konduramazsınız ve sizi bu halde görenler; bu adam/kadın kafayı sıyırmış, kafayı yemiş dersiniz. Basit bir olay başınızı belaya koyarken; insafsızca ve ahlaksızca yapılmış bir hadiseye hiç kimsenin umurunda olmaması, sizin tüm değerlerinize tırpan vurmasına sebep olur. Bu olaylardan sonra o kadar kinlenirsiniz ki; sizden beklenmeyen bir olayı uluorta yaparsınız ve bunu ben yaptım diye de hava atarsınız. Sizi tanıyanlar, dost ve arkadaşlarınız sizin bu halinize cinnet der, siz ise iç dünyanızda onlara; falancanın yaptığına göz yumarken asıl cinneti yaşadınız dersiniz. Allah korusun. Aklınız başınıza gelip de, ne yapıyorum deyip, kendinize gelemezseniz, hem kendinizi, hem de başkalarına zararınız hesap bile edilemez. İtidal burada ortaya çıkar, sabır burada devreye girer ve insanın erdemi bu olaylarla ortaya çıkar. Korkumuz, korktuğumuz ve hesabımız dünyalıksa, birde nefsimize yenilmişsek; o zaman yapacağımız bütün kötülüklere bir sebebimiz ve açıklamamız var. Sahibimizi biliyor, bütün zalimlerin hasmından haberimiz varsa şayet, en dayanılmaz sandıklarımızı ona havale ediyorsak şayet; bütün dünya bir olsa ve üzerinize gelse, yine tabiri caizse ‘vız gelir, tırıs gider’. Ah bir gerçek dosta güvenebilsek, onu belli edebilsek ve her şeyin sahibi olduğunu anlasak, o zaman bütün dert ve tasa bize hafif gelecek. Bütün dünya bir araya gelse, tüm kötülükler, tüm kötüler ve zalimlerin en zaliminin bile dize geleceğini göreceğiz. En küçük bir şeyde bile oflayıp pufluyoruz ve sanıyoruz ki hiçbir şey karşılıksız kalacak. Kalmayacağını sahibimiz bize acık, acık beyan ediyor, yüce kitabında, daha ne diyelim ki.
Sabır, ah gerçek manadaki sabır, gelse bizleri bulsa ve gerçek huzura kavuşsak, Kura’nı kerimde Allah’ın peygamberlerine yapılanları öğrenince insan; ne yapıldı ki diyor ama kitabı kapatıncaya kadar. Her zaman hatırlayan olmalı ve ona göre davranışlarımızı düzenlemeliyiz diye düşünüyorum. Bu duygu ve düşüncelerle, kalın huzur ve sağlıcakla.

YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık