kizilay_banner_120X600
kizilay_banner_120X600

Ana Sayfa Eğitim Şit; Dershaneler sebep değil sonuçtur

Şit; Dershaneler sebep değil sonuçtur

Son günlerin en çok konuşulan gündemi olan dershaneler meselesi ülke gündemini meşgul etmeye devam etmekte. Her kesin ve her kesimin farklı pencerelerden baktığı konuya Eğitim Bir Sen ve Memur Sen Sultanbeyli Şube Başkanı Murat Şit, gazetemize bir açıklamada bulundu. Şit, hem hükümet hem cemaat bağlamında eleştirdiği ve haklı bulduğu hususları açık yüreklilikle dile getirdi. İşte o açıklama:

Giriş Tarihi: 27 Kasım 2013 Çarşamba 14:23
Şit; Dershaneler sebep değil sonuçtur
Dershane tartışması ülke gündemine oturdu. Çok da meşgul edeceğe benziyor. Son günlerin en çok konuşulan konusu oldu. Hizmet dershanelerin kapanmaması noktasında yoğunlaşırken, hükümet kanadı halkın zihnindeki soru işaretlerini gidermeye çalışmaktadır. Bülent Arınç’ın Bakanlar Kurulu Toplantısı sonrası, konunun taraflarla yeniden ele alınacağını söylemesinden sonra Başbakanın Merdiven altı eğitime son vermeye kararlı olduklarını söylemesi ile son noktayı koysa da Türkiye bu konuya kilitlendi bu konuyu konuşuyor.

Şimdi Burada Asıl Sorun Ne?

Asıl sorun devlet kendi resmi okullarında verdiği eğitim kaliteli olmayınca, verilen eğitimde çokça eksiklikler oluşunca, eksik kalan noktaları veliler dershanelerde takviye etme ihtiyacı duymaktadır.

Kimileri dershanelerin yasal boyutunu yani Anayasada yerini tartışmaya açıyor. Dershaneler eğitimin hangi noktasında, yasal anlamda eğitimin neresindenin tartışmasını yapıyor. Bir eğitimci olarak gelinen noktanın çok sağlıklı olmadığını görüyorum.

Evet dershaneler var. Özel okullar var. Birde Devletin resmi okulları var. Eğitim için farklı yapılar mevcut. Anayasada esas olan devletin okullarda verdiği eğitimdir.  Ama bu eğitimin eksikliklerini tamamlaması gereken devlet, bu zamana kadar devletin vermesi gereken eğitimde çokça eksiklik bıraktığı için, oluşan eksiklikleri kapatmak için doğal olarak dershanecilik, etüt merkezleri, kurslar… Vb yan ürünleri ortaya çıkarmaktadır.  Dershanelerin yasal mevzuatta yerine rastlanılmasa da reel anlamda eğitimin bir parçası olarak bütün gerçekliği ile karşımızda durmaktadır.

Biz sendikacı olarak, bir eğitimci olarak eğitimde dershanelerin sebep değil sonuç olduğunu söylüyoruz. Çünkü: halen okullarımızda üçte bir oranında dörtte bir oranında öğretmen açığı meselesi tüm çıplaklığı ile karşımızda durmaktadır. Halen sınıf mevcutlarımız mevzuattaki sayılarına çekilememesi tüm gerçekliği ile karşımızda durmaktadır. Halen ders kitaplarımız yahu bu konunun içinde bu anlatımın ne işi var dediğimiz sayılamayacak kadar ucube anlatımlarla doludur. Bir kere en kestirme ifadeyle müfredatımız insan merkezli değil. Sistemi sınava hazırlayan bir konumdan çıkararak erdemli ahlaklı kişiler yetiştirme noktasına taşımadıktan sonra bu durumun daha çok devam edeceği kesindir.  Sistem sınava dayalı olarak devam edecekse dershanelere yasal anlamda engel konulsa da reel anlamda varlığını devam ettireceği kesindir.  Kimse dershaneciğin sona ereceğini beklemesin.  Sınav olduğu sürece dershanelerde olacaktır.

Okullarda Verilen Eğitim Yererli mi?

Okullarda verilen eğitim yererli mi? Hayır. Devletin birinci görevi dershaneleri kapatmak değil,  dershanelerin kapanmamasının sebeplerini bulup sebepleri ortadan kaldırmak olmalıdır diye düşünüyorum.  Devlet eğitimin kalitesini arttırarak dershanelere olan ihtiyacı bitirmelidir. Yukarıda da ifade ettik. Öğretmen açığımızı halen giderebilmiş değiliz. Önce acilen öğretmen ataması yaparak öğretmen eksikliğimizi gidermemiz lazım.  Devlet öğretmen açığını ücretli öğretmenlik ile kapatarak kar etme mantığından bir an evvel kurtulmalıdır. Ücretli öğretmene ödenen ücretin kadrolu öğretmene göre üçte bir oranında olması dolayısı ile kar ettiğini düşünüyorsa yanılıyordur.  Asıl ücretli öğretmenlik dolayısı ile her yıl öğretmeni değişen öğrenciyi kaybeden devlet, kaybettiği bu öğrencilerini nasıl tekrar kazanabilirimin yollarını aramalı.  8. Sınıfa geldiği halde halen okuma yazmayı sökemeyen öğrencilerimiz var elimizde. Sistemin sil baştan yeniden revize edilmesi lazım. Sınavlar halen amaç halinde. Sınavlar amaç değil araç olmalı. Sınavlar amaç değil, Dershaneler de Eğitimin Kurtarıcısı Değil. 

Gezicileri mi sevindireceksiniz?

Zaman Gazetesi, dershanelerle ilgili dönüşüm çalışmaları yapan hükümete çok ağır ifadelerle yüklenmekte. Kışkırtıcı manşetlerini hayretle izliyor ve üzülüyoruz. Zaman Gazetesi bu tavrıyla hizmetin mensuplarını da yanıltmakta ve yanlış yönlendirmeye devam etmektedir. Hükümete karşı düşmanca tavırları bilinen  Oda TV, Cumhuriyet ve Sözcü gazeteleri gibi ulusalcı medya ile aynı üslup ve aynı dili kullanmaktadır. Bu durum muhafazakâr ve mütedeyyin kesimde büyük tepkiye sebep olmaktadır.  Farkında değil misiniz? Geziciler bıyık altında gülmekteler. Gezicileri mi sevindireceksiniz? 

Dershaneler meselesini dünyanın sonuymuş gibi göstermenin anlamı ve âlemi yok. Bu işi bu kadar velveleye vermeye gerekte yok. Az sakin olun. Az sabırlı olun. Kırmayın dökmeyin. Bu durumların hepsi geçer. İnananlar ne badireler atlattı.  İnanıyoruz ki aklıselim hâkim olur. Bu mesele de çok rahat müzakere edilebilir. Ama bu gün kırdığınız gönüller bir daha tamir edilemeyebilir.

YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Bu Kategorideki Diğer Haberler
Bu habere de bakabilirsiniz Akay; “Benim sermayem halktır”

Akay; “Benim sermayem halktır”

Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık