kizilay_banner_120X600
kizilay_banner_120X600

Ana Sayfa Kültür & Sanat Şenöz: Türkiye'de resim sanatı yaradır içimde!

Şenöz: Türkiye'de resim sanatı yaradır içimde!

Ressam Göksal Atila Şenöz Sultanbeyli Muhsin Yazıcıoğlu Kültür Merkezi'nde 17-30 Mayıs tarihleri arasında “İstisna” adlı bir resim sergisi açıyor.

Giriş Tarihi: 16 Mayıs 2013 Perşembe 16:09
Şenöz: Türkiye'de resim sanatı yaradır içimde!
M. Sıddık Ertaş, Ressam Göksal Atila Şenöz ile Sultanbeyli Muhsin Yazıcıoğlu Kültür Merkezi'nde 17-30 Mayıs tarihleri arasında görülebilecek “İstisna” sergisi vesilesiyle resim sanatı hakkında bir söyleşi gerçekleştiridi.

 

Bize kendinizi, sanatsal serüveninizi de katarak, kısaca tanıtır mısınız?

Göksal Atila Şensöz: 1961 Trabzon doğumluyum, resme ilgim çocuk yaşlardan itibaren başlamış olmasına rağmen okuduğumuz süre boyunca ülkemizdeki siyasi belirsizliklerin içinde savrulup gidenlerden oldum. O dönemdeki öğretmenlerimden resimlerimi beğenip almaları dışında herhangi bir ilgi görmedim. Askerlik sonrası resim sevdasının depreşmesi sonucu Trabzon Devlet Güzel Sanatlar Galerisinde açılan sergileri takip etmeye başladım, bazı çalışmalarımı galeri idarecisi ve sergilere katılanlara gösterdiğimde, Trabzon Geleneksel Sanatçılar Sergisine katılmam yönünde teşvik ve telkinlerde bulunuldu, böylelikle yoğun çalışmalar başlamış oldu. Evlilik, çocuklar, memuriyet derken Trabzon'da KTÜ Fatih Eğitim. Fakültesinde açılan Resim Öğretmenliği Bölümüne yine aynı arkadaşların ısrarları ile girdim ve bu bölümü bitirdim.

Gerek öğrenciliğim gerekse öncesinde bir yığın karma resim sergisine katıldım; Karadeniz Plastik Sanatçılar Derneği Kurucularından oldum,"Dipten Gelen Renklerin Dalgaları-Karadeniz" isimli karma serginin fikir babalığını yaptım ki bu sergi 10 yıl boyunca devam etti ve gerek Trabzon gerekse İstanbul'da düzenlendiği her yerde ilgi gördü. Birçok kişisel sergi açtım. Pek çok yerde gerek rölyef gerekse duvar resimleri ve çeşitli dış mekân süslemeleri yaptım dolayısıyla heykele de az çok meftunluğum var. Halen Resim Öğretmeni olarak görev yapmaktayım.

Muhsin Yazıcıoğlu Kültür Merkezi İstanbulensis Sergi Salonundaki “İstisna” adlı resim serginizi görme imkanımız oldu. Neden böyle bir isim koydunuz? “İstisna” olan nedir?
Göksal (atila) Şensöz:   Genelde "yaptığım, konuştuğum gibidir" dediğim resimlerimin dışında dinlenmek amacı ile yaptığım elimin erdiği, gözümün aşina olduğu (ki diğer insanları da dinlendirdiklerini fark ettim) işler de koymak istedim bu sergiye,"İstisna" oluşu bundandır. Daha açık söylemek gerekirse genellikle soyut resimler yapan bir ressam olarak tanınıyorum. Bu sergideki resimlerin tarzımın dışında ve bu istisnai bir durum benim için.


 

Bu sergiyle neyi amaçladınız? Sultanbeylilerin ilgisini nasıl buluyorsunuz?

Göksal A. Şensöz: Sergi, paylaşmaktır. Ressamlar, sergi açarak resimlerini bir tür görücüye çıkarırlar. Bu durum aslında tüm sanatların doğasında vardır. Şair, şiir kitabı yayımlar; heykeltıraş, heykelini insanların görebileceği bir alanda sergiler; mimarın sanatı zaten görünürdür. Sultanbeylilerin ilgisini yeterli bulmamakla beraber fena bulmuyorum. Fakat Sultanbeyli’de son yıllarda sanat oldukça önemsenmeye başlandı. Buna katkısı olan yetkililer bence teşekkürü hak ediyorlar.

 

Kendinizi herhangi bir sanat akımına ait hissediyor musunuz?

Göksal A. Şensöz:  Herhangi bir sanat akımı diye bir yer yok aslında benim için ya da öyle bir derdim hiç olmadı. Lakin resimlerimin kavramsal olduğu, figüratif - soyut olduğu söylenebilir. Aslında bu genel anlamda sanat dallarının tümü için geçerli bir durum. Yani sanat günümüzde daha çok bağımsız olarak varlığını sürdürmektedir. Ben de kendimi bağımsız bir sanatçı olarak niteliyorum.  Acılarımı, mutluluklarımı, tanıklıklarımı herhangi bir sanat akımına bağlı olmaksızın yansıtıyorum tuvallerime.

 

Türkiye’deki resim sanatının dünyadaki yeri nedir? Özgün ve dünya çapında bilinen ressamlarımız var mı? Türk resim sanatının geleceğini nasıl buluyorsunuz?

Göksal A. Şensöz: Türkiye'de resim sanatı yaradır benim içimde! Yayınların yeterli olmadığı 1940’lı yıllarda birileri devlet eliyle yurt dışına gönderilmiş ve bu kişiler orada gördüklerini olduğu gibi alıp getirmişler. Kaba taklidin ötesinde hırsızlığa varan alıntılardır bunların bir kısmı. O dönemde batı resmini henüz tanımadığımız için de ülkemizin “büyük ressamları” oluvermişler hemen.  Batı resmine ait kaynaklar ülkemizde yayımlandıktan sonra isimlerinin önündeki "büyük" sıfatı tartışılmaya başlanmış doğal olarak… Özgün ressamlarımız şüphesiz ki vardır ama dünya literatürüne giren yoktur bildiğim kadarıyla... Genç bir devlettir Türkiye Cumhuriyeti ama köklerine bakıldığında yaşlı diye nitelendirebileceğimiz 3-4 milletten birisidir aynı zamanda. Yaşlı geçmişimizi, “genciz” dediğimiz yerle barıştırdığımızda sadece resim sanatı değil pek çok alanda başarılı bir devlet olacağımızı düşünüyorum...  Bu topraklar, kendi değerleriyle barışmış ve bu değerleri yeniden üretebilen sanatçılara muhtaçtır. Şiir, hikaye gibi sanat dallarında bu önemli oranda gerçekleştirildi fakat plastik sanatlarda yürünmesi gereken uzun bir yol var henüz.

 

İslam’ın resim sanatına bakışının olumsuz olmasından dolayı bizde resim sanatı gelişmemiş fakat minyatür, hüsnü hat ve tezhip gibi sanat dalları gelişmiştir tezine katılıyor musunuz? Bir ressam olarak bu konuda neler söylemek istersiniz.

Göksal A. Şensöz: Öncelikle ben, İslam’ın resim sanatına olumsuz baktığını düşünmüyorum. Bazı ayetlerin tefsirindeki kişisellik, İslam’ın resim ve heykel sanatına olumsuz bakışı diye nitelendirilmiş bunun sonucunda, söz konusu tez gerçeklik kazanmıştır. Her şeyi veren Allah'tır; verdiği ile ne yapıldığını soracak olan da O'dur. Ben buna inanırım...Resim-heykel gibi yetenekleri de veren O olduğuna göre o yeteneklerle ne yapıldığı da sorulacaktır diye düşünüyorum. Gereksiz verilmiş bir şey yoktur... Ben İslam’ın ilk dönemlerde resme olan mesafeli tavrını putperestlik inancıyla olan savaşımına bağlıyorum. Bu gün resim putçuluk üretebilecek bir konumda değil. Dolayısıyla resim sanatının bu gün mesafeli bakılan bir sanat olmaması gerektiği kanaatini taşıyorum. Kaldı ki ana kaynaklar iyi irdelendiğinde Peygamber Efendimizin resme izin verdiğine dair birçok hadis de rahatlıkla gösterilebilir.

 

Son olarak ressam olmak isteyen gençlere neler önerirsiniz?

Göksal A. Şensöz:  Az önce konuştuğumuz yerden başlayıp insanlarca konulmuş yasaklara aldırış etmeksizin çalışmaya gayret etmelerini ve resim sanatının, konuşmak gibi olduğunu söylemek isterim. Konuşmalarını (resimlerini) kendilerine özgü kılıncaya kadar çalışmalarını ve yüreklerinden gelen sese kulak vermelerini öneririm.

Röportaj: M. Sıddık Ertaş

 

Göksal Atila Şenöz kimdir?

Göksal Atila Şenöz, 1961 yılında Trabzon’da doğdu. Resim çalışmalarına Lise yıllarında başladı. K.Ü.Fatih Eğitim Fakültesi Resim Öğretmenliği bölümünden mezun oldu. Halen Trabzon, Hayrat İMKB Çok Programlı Lisesi'nde Resim Öğretmeni olarak görev yapmaktadır. Karadeniz Plastik sanatlar Derneği kurucu üyesidir. 9 kişisel sergi açmış, birçok karma sergiye katılmıştır. Resim çalışmalarına kendi atölyesinde devam etmektedir. 



YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Bu Kategorideki Diğer Haberler
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık