kizilay_banner_120X600
kizilay_banner_120X600

Ana Sayfa Eğitim Eğitim Bir Sen Fatih İlköğretim’i Dinledi

Eğitim Bir Sen Fatih İlköğretim’i Dinledi

Eğitim Bir Sen Sultanbeyli Temsilciliği geçen yıldan başlatmış olduğu yemekli toplantılarla üyelerini dinlemeye devam ediyor.

Giriş Tarihi: 28 Mart 2011 Pazartesi 01:40
Eğitim Bir Sen Fatih İlköğretim’i Dinledi

Geçen yıl Hüsnü M. Özyeğin Lisesi, İmam Hatip Lisesi, Gediktaş Lisesi, Orhangazi Lisesi, Kız Meslek Lisesi, Turhan Feyzioğlu Ticaret Meslek gibi Liselerde görev yapan üyelerini yemeğe alan Sultanbeyli Eğitim Bir Sen şimdi de İlköğretim Okullarında ki üyelerini yemeğe alıyor.


Sultanahmet Köftecisinde ki toplantıya Eğitim Bir Sen Sultanbeyli İlçe Başkanı Murat ŞİT, sendika ilçe yönetimi, Fatih İlköğretim Okulu Müdürü Süreyya Aydın, Müdür Yardımcısı Levent Taştepe ve Fatih İlköğretim Okulunda ki Eğitim Bir Sen üyesi öğretmenler katıldı.

Yenilen yemeklerden sonra bir konuşma yapan Eğitim Bir Sen Sultanbeyli İlçe Başkanı Murat Şit, toplanmalarında ki amaçlarının üyeleriyle bir araya gelmek, üyeleriyle tanışmak, varsa sevinçlerini ve sıkıntılarını paylaşmak, ayrıca üyelerinin sendikal beklentilerini ve taleplerini almak son olarak ta sendikal çalışmalarla ilgili üyelerini bilgilendirmektir, dedi.

Şit, konuşmasını şöyle sürdürdü: Biz Türkiye’nin en çok çalışan sendikasıyız. Biz Türkiye’nin en çok ve en istikrarlı büyüyen sendikasıyız. Biz Eğitim Çalışanlarının sıkıntılarını en çok dillendiren kamuoyu oluşturan ve taleplerini kazanıma dönüştüren sendikasıyız.

Eğitim Bir Sen olarak bizi diğer sendikalardan ayıran, birçok noktada farklı kılan yönlerimiz var: Biz, ne solumuzda ki sendika gibi devleti düşman gören bir sendikayız nede sağımızdaki sendika gibi devleti kutsayan bir anlayışa sahip bir sendikayız. Biz, Şeyh Edebali’nin “insanı yücelt ki devlet yücelsin” dolayısı ile ‘devlet millet için vardır’ anlayışı ile hareket eden bir sendikayız. Biz, köhnemiş yasakçı zihniyetlerin sopası olan sendikalar gibi yasakçı anlayışlara sahip değiliz. Biz, özgürlüklerden yana olan bir sendikayız. Biz ötekileştirmeyen bir sendikayız. Biz ‘ya bendensin ya da eğer benden değilsen o zaman karşımdasın’ anlayışındaki sendikaların karşısında bir sendikayız. Biz elbette ki üyelerimizin özlük haklarının iyileştirilmesinin gayretinde olan bir sendika olacağız. Ama sadece özlük haklarının iyileştirilmesi için gayret göstermeyiz. Biz aynı zamanda özgürlük mücadelesi veren bir sendikayız.

Eğitim Bir Sen olarak neler yaptık?

Bugün Eğitim Sen’linin, Türk Eğitim Sen’linin ve de Harranlıyım diye övünenlerin almış olduğu Banka Promosyonları Eğitim Bir Sen’in kazanımıdır.

Sendika aidatı Eğitim Bir Sen’in kazanımıdır. Ama 10 TL olan sendika aidatını CHP’yi kullanarak mahkemeye verip, iptal ettiren Eğitim Sen’dir. Çünkü: Eğitim Sen, Eğitim Bir Sen’in yükselişini sendika üyesi personele verilen 10 TL lik “Örgütlülük Ödeneğine” bağlıyordu. Devletin parasıyla sendikacılık olmaz diyordu. Şimdi Eğitim Sen’lilere sesleniyorum: Eğer söylediklerinizden samimi iseniz, mademki devletin verdiği parayla sendikacılık olmuyor. O zaman Eğitim Bir Sen’in kazanımı olan ‘Toplu Sözleşme Pirimi’ diye adlandırılan üç ayda bir ödenen 45 TL yi almayın da göreyim.

Her ay 22 lira gibi bir kesinti uygulanan İLKSAN’ın kaldırılması için imza kampanyaları yürüttük. Ama Türk Eğitim Sen karşı kampanya yürüttü. Eğitim Sen İse sesiz kaldı.

Eğitim Yöneticiliği Sınavlarına, Görevde Yükselme Sınavlarına ve Şeflik Sınavlarına hazırlık kitapları bastırdık, üyelerimize ücretsiz dağıttık. Eğitim Yöneticiliği Sınavlarına hazırlık kursları açtık. Her bir kurs merkezimizde 250-300 katılım oldu. Onun içinde sınavda başarılı olanların % 55-60’nın Eğitim Bir Sen üyesi olduğu görüldü. Bu çalışmalarımızı görüp çekemeyen sendikalar iftiraya başvurdular: Eğitim Bir Sen soruları çalmış dediler. Eğitim Bir Sen el altında Bakanlıktan soruları alıyor dediler.

Avea’nın Kamu hattında verdiği süreyi kısmasına tepki gösterdik. Reklamlarındaki ‘ oh beee’ ifadesine gönderme yaparak ‘Yuh Beeeee’ diye basın açıklamasında bulunduk. Bir günlük Avea’larımızı susturduk. Ve Avea geri adım atmak zorunda kaldı.

Sağlık Ocağı çilesi bitsin dedik. Sağlık ocaklarına gitmeden hastanelere gitmenin yolunu açtık.

Başka ne yapıyoruz:

İşte bugün burada olduğu gibi yemekli toplantılar düzenliyoruz. Konferanslar düzenliyoruz. Seminerler veriyoruz. Eylemler yapıyoruz. Sene sonu piknik programları, geziler düzenliyoruz. Promosyonlar dağıtıyoruz: Her üyemize duvar saati dağıttık. 2011 yılı ajandalarımızı dağıttık. Geçen yıllarda porselen kupa bardaklar dağıttık. Kutlu doğum haftasında lokum ve Hz. Peygamberin hayatını anlatan mini kitap dağıttık…

Peki diğer sendikalar acaba ne yapıyor?

Hangi gün hangi üyelerine ziyarete gittiler. Hangi gün okullardaki üyelerini yemeğe aldılar. Diye soru sorarak konuşmasını bitirdi.

Fatih ilköğretim okulunda sözleşmeli öğretmen sayısı fazla olunca en fazla merak edilen konu: ‘Acaba ne zaman kadroya alınacağız’ meselesi oldu. Hükümetin sözleşmeli öğretmenlerle ilgili hep oyalama taktiği uyguladığını,  kaç yıldır sözleşmeli öğretmenlerle ilgili verdikleri sözleri tutmadıklarını ifade ettikleri konuşmalarına şöyle devam ettiler: “KPSS’ ye çalışalım derken zamanımızı ve enerjimizi kaybediyoruz. Aslında öğretmenliğe daha fazla zaman ayırmak istiyoruz. Ama kendimizi bir türlü derse veremiyoruz. Teneffüs arasında ders çalıştığımızı gören öğrenciler ‘hocam ders mi çalışıyorsun’ diyorlar. Biz kadro istiyoruz. Ama kadro konusunda ümidimiz kalmadı. Bari tayin hakkı verseler” diye sitem yüklü beklentilerini dile getirdiler.


YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Bu Kategorideki Diğer Haberler
Bu habere de bakabilirsiniz Akay; “Benim sermayem halktır”

Akay; “Benim sermayem halktır”

Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık