kizilay_banner_120X600
kizilay_banner_120X600

Ana Sayfa Gündem Çözüm Süreci, Diyarbakır ve Recep Tayyip Erdoğan

Çözüm Süreci, Diyarbakır ve Recep Tayyip Erdoğan

Adıyaman’da iftar ve sohbet faslı bittikten sonra Diyarbakır’a doğru yola çıktık.

Giriş Tarihi: 5 Ağustos 2013 Pazartesi 10:51
Çözüm Süreci, Diyarbakır ve Recep Tayyip Erdoğan
Yola çıktığımızda gece yarısı olmuştu. Mavi Marmara Gemisinde şehit olan İbrahim Bilgen’in oğlu İsmail Bilgen ve yine şehit Fahri Yıldız’ın kardeşi Hasan Yıldız ile taksi ile yola çıktık. 5 saat süren yolculukta Mavi Marmara Gemisinin yola çıkış hikâyesi, Kudüs, Filistin ve İslam Dünyasında yaşanan olayları konuştuk. Adıyaman – Diyarbakır arasında bölünmüş gelişli gidişli yapılmış bir yol yok. Yaklaşık 5 saatlik yolculuğu bir geliş bir gidiş olan bir yolda geçirdik. Şansımıza gece olduğu için çok araba yoktu. Yol çoğu zaman bize tahsis edilmiş gibiydi.

Saat 02.30 sıralarında Şanlıurfa’ya bağlı Silvan ilçesine giriş yaptık. Sahur’u burada yapmaya karar verdik. Anayol ile yemek yediğimiz lokanta arası 100 metre ya vardı ya da yoktu ama o kısa mesafeyi yaklaşık 15 dakikada aldık. Yol demeye bin şahit lazım. Arabanın altını vurmamak için yapmadığımız manevra kalmadı. Diğer araçlara telefon açıp araçları yolda bırakmalarını söyledik. O yolları görünce Silvan halkına üzüldüm. O bozuk yolları ve yol kenarında ki, çöpleri hak ettiklerine inanmıyorum. Sahurumuzu yaptık, sabah namazını topluca eda ettik ve tekrar yollara düştük. Sabah 05.30’da Diyarbakır’a vardık.

Bizi ilin girişinde İHH İnsani Yardım Vakfı Diyarbakır Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Veysi Çiçekli, karşıladı. Trafik başlamadan araçları Dağ Kapı Meydanına götürdü. Dağ Kapı Meydanı bizim Sultanbeyli Kent Meydanı gibi düşünün ama altından trafik işlemiyor dükkânlar var. Tır tarihi sur dibine yerleşti. Ekipteki herkesin gözünden uyku dökülüyordu. Veysi abi gün döndüğü için otelde yaptığı rezervenin bittiğini dolayısıyla DSİ’nin misafirhanesine gideceğimizi söyledi. Biraz şehrin dışında bir yer. Veya bana öyle geldi. Otel’e vardığımızda saat 07.00 olmuştu çıktığımızda 12.30.  Ne kadar uyku uyuduğumuzu hesap edin artık. Ben Veysi abi ve Mavi Marmara Dernek Başkanı İsmail Yılmaz abi, önceden randevusu alınan Diyarbakır Valisi ile görüşmeye gittik. Gitmesine gittik ama Valilikte bir hareketlilik söz konusuydu. Biz valilik binasına gelmeden önce İl Garnizon Komutanı ve İl Emniyet Müdürü olağanüstü bir toplantıya girmiş. Vali’nin özel kalemi görüşmenin gerçekleşememesinden dolayı üzüntülerini iletti ve bizleri Vali Yardımcısı Cemal Hüsnü Kansız beye yönlendirdi. Sohbet bayağı üzün sürdü. Yaklaşık bir saat İHH çalışmaları ve İslam ülkeleri üzerinde oynanan oyunlar üzerine derin bir sohbet yaşandı. Sayın Hüsnü Kansız akşamki iftar çadırını da uğradı. Geçen hafta hatırlayacaksınız. Sayın Kansız’ın Çekmeköy Kaymakamlığına atandığını yazmıştık. Kendisi mütedeyyin bir kimliğe sahip kişi. Valilikten çıktıktan sonra tekrardan alana geldik.

Yapılacak başka ziyaret olmadığı için Diyarbakır’ı gezmeye niyetlendim. Termometre 42 derecede duruyordu. İşlek caddeleri gezdikten sonra ulu cami, nebi camiyi ziyaret ettim. Diğer illerde ki, gibi camiinin içinde yatan yatana. İnsanlar serinlesin diye Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi cami bahçe avlusunun tepe kısmına hortumlarla fıskıye döşemiş. Her iki dakikada bir su fışkırtılıyor. İnsanı ıslatacak şekilde değil de suyun ferahlığı insanın suratına vuran cinsten. Camii cemaati ile biraz zorlansak ta uzun uzadıya sohbet ettik. Sohbet ettiğim amcalar genellikle Kürtçe konuştuğu için Türkçeyi zorlanarak konuşuyorlardı ama nihayetinde bir birimizi anlıyorduk. Uzun sohbet konumuzda söz Kürt açılımı veya şimdi ki adı ile Demokratik Çözüm sürecine geldik. Cami cemaatinin bile bu süreçten beklentilerinin çok yüksek olduğunu gördüm. Hükümetin attığı adımların cami cemaati tarafından olumlu ve makul kabul edildiğini hissettim. Biraz daha radikal ve rijit kesimlerin beklentilerinin daha yüksek olduğunu rahatlıkla görebiliyorsunuz. Radikal kişilere göre bu sürecin işlemesi Abdullah Öcalan’ın serbest bırakılması ve özerk bir bölgenin oluşması ile sağlanır. Camii cemaati ise bu kadar keskin değil. Diyarbakır siyasetine Camii cemaati değil, radikaller hakim.

Diyarbakır’dan Tayyip Erdoğan’a bakınca, Erdoğan’ın ne kadar büyük bir risk aldığını gözlemleyebiliyorsun. Aynı Tayyip Erdoğan’a Karadeniz veya İç Anadolu’dan bakınca ‘vatan haini damgası’ yediğini  görüyorsun. İşin kısası. Bu süreç, özellikle Diyarbakır başta olmak üzere Güneydoğu ve Doğu’da yaşayan vatandaşlarda büyük bir beklenti oluşturmuş. Şayet bu beklenti boşa çıkar veya çıkartılırsa toprağın ilk olarak o bölgeden ayağımızın altından kayacağını herkes bilsin. Gezi olayları da bence bu süreci sabote edecek önemli bir oyundu. Ama hamd olsun tutmadı. Diyarbakır’dan AK Parti İstanbul il ve ilçe teşkilatlarına bakınca Tayyip Erdoğan’a bir kez daha üzüldüm. Sayın Başbakan bir devletin bekası ve varlığı için kefen giyinmişken bu uyuz şehirde siyaset yapan teşkilat mensuplarının % 90’nı ihale ve rant peşinde. % 10’luk kesim samimi ama sesleri çıkmıyor veya çıkartamıyorlar. Ak Parti’de bu oran tersine döndüğü gün inanın Türkiye dünya liderliğine o zaman oynar. Bu çürük elmalarla asla böyle bir şeyi hayal dahi etmeyin. Umarım bu süreç ülke halkının yararına olur. Diyarbakır’da günümün çoğunu bu konu üzerinde sohbete ayırdım. Akşamda tarihi sur dibinde iftarımızı verdik. Veysi abi dağıtım yaptığımız iftarlıktan fazla yemememizi ve bizi Diyarbakır’ın meşhur ciğer kebapçısına götüreceğini söyledi. Bir şehrin dışında birde meydanda iki ayrı mekânın meşhur olduğunu söyledi. Diğeri şehrin dışında olduğu için meydandaki kebapçıya gittik. Diyarbakır’ın ciğer kebabı harika bir tada sahip. Yolunuz düşerse yemenizi tavsiye ederim. Yenilen yemekler, yapılan sohbetler sonrası Batman’a yolculuğumuz başladı. Yarın: Batman izlenimleri







YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Bu Kategorideki Diğer Haberler
Bu habere de bakabilirsiniz AYGAD birlik ve beraberlik mesajı verdi

AYGAD birlik ve beraberlik mesajı verdi

Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık